Son Yazıları : | Bir Bono vardı; çek -senet oldu! | Büyükada’da bir at öldü | Bir “Issız ada” denemesi |
Öğrenci ödevleri
Kadim dostum Nurullah Kadirioğlu’nun isteğiyle açtığım bir hayat sayfamdan söz etmek istiyorum. İstanbul Ticaret Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde bu yılın başında Tv röportajı ve uygulamaları konusunda ders vermeye başladım. İletişim Fakülteleri’nde gazeteci, televizyon yapımcısı ve medya yöneticilerinin dışardan ders verdiği pek çok alan var..Bana da röportaj uygulamaları uygun görüldü.Haftanın bir günü üç saat olmak üzere 26 öğrenci ile derslere başladık.
Soru nedir, nasıl sorulur? Adam gibi dinlemenin yolları, olay yeri anlatımı ve sıcak olaylarda röportaj konularında öğrencilere bildiklerimizi anlatmaya çalıştık. Benim ve meslektaşlarımın başından geçen olayları ekleyince, derslerin şenlikli geçtiğini söyleyebilirim.
Sonra sıra uygulamaya geldi ve küçük bir Haber Merkezi kurduk. Oluşturduğumuz haber dosyaları üzerinde araştırmaya başladık. Haberin görüntülenmesi, röportajlar, metin yazımı ve kurgu ile ulusal televizyonlarda bile izleyeceğimiz beş televizyon haberini ortaya çıkardık.
Meslekte 30 yılı geçen bir deneyime sahibim ama öğretirken öğrendiğime inanırım. Çünkü haber diyalektik bir süreçtir. Nasıl aynı suda yıkanılmıyorsa haberin hayatın içinde akıp gittiği gerçeğini asla göz ardı etmem. Her haber bir başkadır. Haberde bu yüzden şablon olmaz. Haber öyküdür, insanın temel sayıldığı ve O’nun bıraktığı izlerden oluşan bir öykü..
Öğrencilerimin hazırladığı haberler İstanbul’dan derlenip toparlandı. Haberleri hazırlarken, haber merkezlerinde yaşadığım heyecanlı günlerden daha bir coşku duydum. Eline hiç mikrofon almamış ve haber metni yazmamış okul sırasındaki gençlere, bir şeyler öğretebilmenin heyecanı daha farklıymış meğer.
26 kişilik sınıfta beş ekip oluşturdum. “Aynı Çarkın Dişlisi” olabilmeyi, ortaya konan emeği paylaşabilmeyi ve de aynı tarlayı birlikte sürebilmenin heyecanını yaşasınlar istedim. Kamera kullanımı, röportaj, kurgu ve metin yazılmasında birlikte hareket edebilmeleri için hem onlar, hem de ben çaba gösterdik.
Hazırlanan haberlere gelince;
ARNAVUTTÖY ENGELLİ MEHTERAN TAKIMI
İstanbul’un uçtaki beldelerinden Arnavutköy Belediyesi,engelli gençlerden bir mehteran takımı kurmuş..Bizim ekip,aralarında çocukların da olduğu mehteran takımın hazırlıklarını evlerinden başlayıp, çalışma yapılan salona kadar bir güzel görüntüledi,hem onlarla, hem anne ve babalarıyla röportaj yaparak bir haber ortaya çıkardı..Türkiye’nin ilk Engelli Mehteran Takımı’nın Terkos Gölü kıyısında verdiği konser de haberin hoş bir rengi olmuştu.
E-5 TRAFİĞİNDE DOLMUŞLARA CEZA ÜSTÜNE CEZA
Sabah saatlerinde inanılmaz bir trafik yoğunluğunun yaşandığı Kartal-Pendik E-5 hattında,ayakta yolcu alan minibüslere para cezası uygulanıyor. Trafik ekipleri, her sabah adeta sotaya yatarak minibüslere ceza kesiyor. Minibüsler ayakta yolcu almayınca duraklar dolup taşıyor, İETT ve Halk otobüsleri yeterli değil, ayrıca taksiler müşteri kapma telaşıyla durak önlerini kapatıyor. Ekibimiz;yolcularla,para cezası alan minibüs sürücüleri ve taksicilerle röportaj yapıp, e-5’deki trafik rezaletini gözler önüne serdi.
BİR EFSANE STADYUM; ALİ SAMİ YEN
Sınıftaki fanatik Galatasaraylılar, 2011 yılında bir daha ayak basmayacakları İstanbul’daki bir futbol mabediyle ilgili haber hazırlamayı tercih ettiler..İşte o haberden bir cümle;
“Ali Sami Yen Stadı bir çok özelliği ile uluslar arası standartların gerisinde kalsa da dünyanın en önemli futbol mekanlarından birisidir. Nitekim, Avrupa merkezli medya şirketlerinin araştırmalarına göre atmosfer açısından Avrupa’ nın 4, Dünya’nın ise 13. Stadı seçildi. Bir çok ulusal medya kuruluşu ve spor yazarı tarafından en etkili stadyumlarından biri olarak kabul edildi ve rakiplerini sahip olduğu atmosferiyle imrendirdi. Galatasaraylıları ise gururlandırdı” Haberde yapımı devam eden Aslantepe Arena Stadyumu’ndan da görüntüler var..En ilginç röportaj ise buraya her gün gelerek saatlerce stadyum inşaatını izleyen yaşlı bir Galatasaraylı ile yapılmış.
MARMARAY’IN DERİNLİKLERİNDE
Bu haberi hazırlayan ekibin işi zordu, öncelikle kazıların yapıldığı alanların sorumlusu olan kuruluşlardan izin alınması gerekiyordu. Yetkililerin kısa sürede izin vermesi doğrusu beni çok şaşırttı. Herhalde onlar da öğrencilerin azimlerine hayret ettiler ki izin çıktı. İstanbul Ticaret Üniversitesi haber ekibi Marmaray’ın denizaltı tünellerine bile indiler, görüntü alıp, mühendislerle röportaj yaptılar.
Gebze-Halkalı arasında 76 kilometrelik bir hattan oluşan Marmaray’ın kazıları en çok Üsküdar’daki esnafı etkilemiş..Esnaf projenin tamamlanmasını dört gözle bekliyor. Marmaray devreye girdiğinde Üsküdar Meydanı’nın şekli de değişecek.Üsküdar belediyesi yetkilileriyle yapılan röportajda trafiğin tamamen yeraltına çekileceği müjdesi veriliyor.
ÜSKÜDAR’DA MİMAR SİNAN ESERLERİ
Son öğrenci ödevi ise dünyanın da hayranlığını kazanan ve bir deha olan Mimar Sinan’ın Üsküdar’daki eserleriydi..İstanbul’a 75 eser kazandıran Sinan,Üsküdar’ı da unutmamış, iz bırakan eserleri Anadolu’nun çıkış kapısında inşa etmişti..
Mimar Sinan, Mihrimah Sultan Camii, karşısında bulunan Yeni Valide Sultan Camii, Üsküdar sahilinin incisi Şemsi Paşa Camii ve tepede yükselen Atik Valide Camii gibi anıt yapılarla semtin tarihi siluetini şekillendirdi..
Burada, dostum Nurullah Kadirioğlu’ndan nüktedan anlatımıyla bir gerçeği daha öğrendiğimi itiraf etmeliyim.
Şemsi Paşa Camii halk arasında Kuşkonmaz Camii olarak da biliniyor.. Nedeni; cami bölümlerinde güvercin ve martı gibi kuşların konamamasıdır. Şemsi Paşa Camii’nin yapımından önce Sinan’a;
’Camiiler kuşların hedefidir. Kuşlar bunu da hedef edinir ve pisler.’der.
Mimar Sinan ise,Gökyüzünü gören her şey, kuşların hedefidir.’diye yanıt verir.
Ancak Sinan, bu sitemi göz önüne almayı da ihmal etmez ve kuşların kubbeye konup, yuva edinemeyeceği bir tasarımla inşaata girişir. Sinan, bunu cami kubbesinde, üste doğru rüzgar üfleyerek ses çıkartan ve kuşları uzak tutan kanallar oluşturarak başarır.
Üsküdar'ın İstanbul'un Anadolu'ya açılan kapısıydı. Sinan da eserlerini bu bilinçle hayata geçirdi. İnsanlar günümüzde bu eserlerin önünden geçip gidiyor Ancak çoğu bu eserlerin Mimar Sinan'ın olduğunu bilmiyor. kent uzmanları, Üsküdar Meydanı düzenlenirken metro istasyonunun bir köşesinin Mimar Sinan'a ayrılması gerektiğini belirtiyorlar.
İşte böyle; bu haberler öğrenci ödevleriydi..Öğretmenlik yaparken,ben de onlardan bir şeyler öğrendim. Bu haberler Ticaret Üniversitesi Televizyonu’nda yayınlanacak. Günde 2-3 haber etrafında çember çeviren kanalların İstanbul'un bir haber denizi,ne denizi okyanusu olduğunu bilmelerinde yarar var diyorum..
erdilcengiz@gmail.com
Yazarın sitede yer alan tüm yazıları
- Bir Bono vardı; çek -senet oldu! 09.09.2010
- Büyükada’da bir at öldü 05.09.2010
- Bir “Issız ada” denemesi 29.08.2010
- Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri 23.08.2010
- İstanbul'da deprem olacak 15.08.2010
- Tuzla tersaneleri kalıcı mı gidici mi? 06.08.2010
- İstanbul Meydanları 03.08.2010
- Güllük Körfezi'nden notlar...(Balık çiftlikleri, yabancıya konut ve organik ürünler üzerine) 27.07.2010
- Darüşşafaka'nın tarihi binası kent müzesi olmalı 20.07.2010
- Öğrenci ödevleri 15.07.2010
- İstanbul bir gün, "çaat diye çatlayacak!" 10.07.2010
- Petrol imparatorları Boğazları ne kadar önemsiyor? 02.07.2010
- Kültür başkentinde havadan görüntüler 26.06.2010
- Yazıklar olsun! 20.06.2010
- Soysuz bir kenti soylulaştırmak! 13.06.2010
- Türkiye'deki Avrupalı göçmenler 11.06.2010
- İstanbul'un iki köyü: Garipçe ve Poyraz... 08.06.2010
- Geleceğin kentleri 05.06.2010
- Kara Afrika'daki kara Türkler 04.06.2010
- Yüzyılın golünü yediniz..“Geçmiş Olsun” 31.05.2010
- DİREN-İŞÇİ… 28.05.2010
- Bir ortak akıl: "Küresel İlkeler Sözleşmesi" 24.05.2010
- Bir Anadolu efsanesi: "Şenol Güneş" 20.05.2010
- Marmara Denizi ağlıyor 12.05.2010
- Kültür Başkenti İstanbul'da Japonya yılı 08.05.2010
- Topkapı Sarayı'nda bir Pazar günü 05.05.2010
- Bu alan 1 Mayıs alanı 02.05.2010
- Türkiye'nin seri katilleri de sınıfta kalıyor! 29.04.2010
- Lüfer için imza kampanyası varmış 22.04.2010
- Saraybosna geleceğini arıyor 15.04.2010
- Bir yazılım ustası: Ali Murat Erkorkmaz 08.04.2010
- KKTC'de yatırım yapmak 03.04.2010
- İstanbul mutfağı 26.03.2010
- Gergin toplum hastalığı: "Kutuplaşma" 20.03.2010
- İkinci Abdülhamit'in fotoğraf albümleri 14.03.2010
- Motosiklet Tutkusu 02.03.2010
- Dedeman ödüllerine farklı bir bakış... 27.02.2010
- Denizleri sevmekle başladı herşey 23.02.2010
- Eğlence sektörü nereye koşuyor? 18.02.2010
- Yıldız Sarayı'nda bir "yıldız" (IRCICA Kütüphanesi) 13.02.2010
- Kazananlar bu Tivi'yi izliyor ya kaybedenler! 06.02.2010
- Türk döneri Amerikan hamburgerine karşı 30.01.2010
- "Üçüncü göz": kameramanlar 23.01.2010
- Sessiz ve derinden, bir "Sedat Abayoğlu" Öyküsü 16.01.2010
- Kültür Başkenti'nin çocukları uyuyor..."Uyandırın" 06.01.2010
- Tüp bebek uygulamasında erkek tarafı 31.12.2009
- Turizmcilerle Kastamonu yollarında.... 21.12.2009
- Karadeniz'de betondan vadiler 07.12.2009
- Salına salına gelen karbon, salına salına gider mi? 26.11.2009
- İki anıt: Halil İnalcık ve Burhan Doğançay 18.11.2009
- Bir Kültür Fotoğrafçısı 13.11.2009
- Gökova Körfezi'nde Orkinos Sürülerinin Peşinde 03.11.2009
- At, Ok-Yay ve Sivas 24.10.2009
- Anuga'ya Türkiye damgası 16.10.2009
- Bu nasıl bir hayat? 12.10.2009
- Didim-Bodrum arası 04.10.2009
- Kitap okuma oranı neden düşük? 27.09.2009
- Sıradan bir bayram yazısı (''Ekip'' üzerine aforizmalar) 18.09.2009
- İstanbul'u sel aldı 11.09.2009
- Albümdeki balıklar 04.09.2009
- İstanbul'da boş yer çok! 29.08.2009
- Türkiye üzerine yazan ilk Amerikalı 22.08.2009
- İşsiz tiryakinin çeşitli kampanyalar eşliğinde İstanbul turu 13.08.2009
- Güllük Körfezi'nde neler oluyor? 07.08.2009
- ''G'' Noktası ve daha ilerisi 30.07.2009
- Gökova İzlenimleri -2- 26.07.2009
- Gökova İzlenimleri -1- 19.07.2009
- ''Boğaziçi'ndeki Almanya'' 15.07.2009
- Bir Portre: ''Necmettin Bitlis'' 13.07.2009
- Dolmuş kuyruğunda 10.07.2009
- Boğaz'ın köprülü öyküsü 05.07.2009
- Derin erkek sessizliği 01.07.2009
- UNESCO Türkiye'den ne istiyor ? 28.06.2009
- Anadolu Yakası'nın da nurtopu gibi bir Gökkafes'i oldu ! 23.06.2009
- İstanbul Boğazı üzerine 17.06.2009
- İstanbul'dan bir yol izlenimi 12.06.2009
- Kıbrıs izlenimleri 08.06.2009



































