Ana Sayfa | İletişim
cam ekran haber portalı

Yüzyılın golünü yediniz..“Geçmiş Olsun”

 

 31 Mayıs 2010 Türk Televizyonları için bir kara lekedir. Bu lekenin dışında kalan tek haber kanalı ise Tv-net olmuştur..Diğerleri yüzyılın golünü yedi..geçmiş olsun!

 İHH İnsani Yardım Vakfı’nın organizasyonuyla Gazze’ye yardım götüren gemilere yönelik İsrail saldırısı, Dünyanın şimdiye kadar görmediği katliam olarak tarihin kara sayfalarında yerini aldı bile.

  “Çok izlenme ve bol reklam”  şiarını artık bayrak edinen haber kanallarının çoğu,muhabirleri gemide olmadığı için  sınıfta kaldı.Haber Ajansları ise sınıfı geçti..Türkiye’de, televizyon haberciliğinin ajans haberciliğine teslim oluşunun resmen tescil edildiği gündür,bugün…

   “Rotamız Filistin Yükümüz İnsani Yardım” kampanyası kapsamında Filistin’e tıbbi malzeme,ilaç, gıda,çimento ve çocuk bahçeleri taşıyan yardım gemilerine İsrail bir şekilde  müdahale edecekti,bu bekleniyordu.. Ancak müdahalenin bu kadar sert ve acımasız olması tüm dünyayı şoke etti.

   İsrailli komandolar, silahsız sivil gemilerle yaptıkları önemli bir deniz savaşını kazandı!..Yaralılara bile kelepçe takarak efsane oldular..

   Ben İHH gemileriyle ilgili tüm gelişmelerden  çalışma arkadaşım Gazeteci Mürselin Tan sayesinde haberdardım. Mürselin, İHH Başkanı Bülent Yıldırım ile Mart ayından buyana temastaydı.

  Bülent Yıldırım, “Dünyada barış isteyen kuruluşlar,önemli sayıda aktivist;  bu kampanyaya destek veriyor.Türkiye medyasının  da aramızda olması lazım” demişti.

  Yıldırım bu sözleri etmekle kalmamış, ulusal yayın yapan  tüm kanallara davet mektubu göndermiş,hatta  gemiden canlı yayın için imkan sağlamıştı..Ama gemiye binen habercilerin sayısı parmakla sayılacak kadar azdı. Çoğu da Haber Ajansları’nın muhabirleriydi.   

 Türkiye’de haberciliğin katledildiği günleri sadece bugün yaşamadık,..Bu bir süreç…,Makyajlı,cici dekorlu,konuklu,bol telefon bağlantılı yayınlara  bir günde gelmedik. Muhabirliği yok edenler,bu işin baş sorumlusu.. Onlar kendilerini çok iyi biliyor..

  Çünkü  sahte bir telaşla gelip yayın koltuğuna kurulup,ilgisiz.akşamdan kalma konuklarıyla sıcak haber üzerine konuşmayı çok iyi bilir onlar..

 Daha yazdıklarımın mürekkebi kurumadı,..Önceki yazımda şöyle yazmıştım..      

“Hedef görüntünün çok çok dışında isen, hiç yazmayalım,konuşmayalım.. Ya masa başı bir şey üretiyorsun demektir veya kafandan ve de başka bir yerinden, uydurma kurguya imza atıyorsundur!..

Yazdığım matematiksel bir formüldür.Doğrudur,tartışma konusu bile yapılamaz..Bu satırlardan farklı düşünen haberci ve belgeselci varsa yalancıdır,mesleğinin  kalleşidir..Gerisi teferruat…

Olayın yakınında durmak, sıcağın içinde pişip,kavrulmak.Habercinin arayıp da bulamayacağı cehennem köşesidir..

Kısaca; ya Cennette olacaksın,ya Cehennemde.. Ortası yok..”

  Ancak hedefi yeni de buldular sayılır!..İsrail’i Protesto gösterilerini izlemek  için Taksim’de konuşlandılar bile!

 Aralarında yıllarım geçtiği için bu önemli geziye  neden ilgil göstermedilerini tahmin edebiliyorum.  Bu organizasyonu “Ötekiler” düzenlemişti..Uzak kalmakta yarar vardı..

 Kara çocukların yaptıkları işin içinde olmanın alemi yoktu canım!..Sonra adama Dinci derler,Irkçı derler!..

  Ben bunları İstanbul’un kara sokaklarında hiç görmedim ki  Akdeniz’in orta yerinde göreyim,duyayım..

 Hayatın içindeyiz,şurasındayız, burasındayız derler ama hikaye!..

  Nerede olduklarını cümle alem biliyor artık. Ya komplo teorileri kurup çözerler..Ya da az nüfuslu  kendi semtlerinde dedikodu yaparlar.

 

 

 

Yazarın sitede yer alan tüm yazıları


Yorumlar

Bu Yazıya Yorum Eklenmemiştir. İlk yorum yazan siz olun