Ana Sayfa | İletişim
cam ekran haber portalı

DİREN-İŞÇİ…

DİREN-İŞÇİ…

 

 Haberciler ve belgesel yapımcıları için önemli olan gerçeğin tam hedefidir. Hedefin altı,üstü,sağı,solu ayrıntıdır.( Bazı ayrıntılar önemlidir tabii..onlardan vazgeçilemez).Eğer hedefi bulmak istiyorsan,hedefe yakın yerde bulunman,en azından kıyısında köşesinde durman gerekir. Hedefin tam ortasında durmakta iyi değildir, karanlıkta üzerine ışık tutulmuş tavşana dönersin o zaman... Sıcak ortamlarda kim vurduya gitmene neden olabilir. Bu ilkeye çok dikkat edeceksin..

Hedef görüntünün çok çok dışında isen, hiç yazmayalım,konuşmayalım.. Ya masa başı bir şey üretiyorsun demektir veya kafandan ve de başka bir yerinden, uydurma kurguya imza atıyorsundur!..

Yazdığım matematiksel bir formüldür.Doğrudur,tartışma konusu bile yapılamaz..Bu satırlardan farklı düşünen haberci ve belgeselci varsa yalancıdır,mesleğinin  kalleşidir..Gerisi teferruat…

Olayın yakınında durmak, sıcağın içinde pişip,kavrulmak.Habercinin arayıp da bulamayacağı cehennem köşesidir..

Kısaca; ya Cennette olacaksın,ya Cehennemde.. Ortası yok..

Önemli olan Cennet ve  Cehennem..orada yaşananlar..Arada,derede kalıyorsan muhabirlik değil muhbirlik yaparsın..Eylem ve söylem,senin üzerinden yayılır,laf taşıma köprüsü olursun..

BİR MURAT UTKU BELGESELİ

Bir dönem birlikte çalıştığım sevgili dostum Murat Utku,Araf’ta olmayı sevmeyen birisidir. DİRENişçi adını verdiği çalışmasında da Ankara’nın orta yerinde kurdukları çadır ve barakalarda direnen Tekel işçilerinin hayatına ortak olmuş,78 gün boyunca bir sokakta naylon örtülere  sarılarak direnen hayatları kamerasına kaydetmiş..

Ankara’daki direniş,12 Eylül darbesinden sonra yapılan ikinci büyük işçi direnişi..Maden işçilerinin 1991 yılında Zonguldak’tan Ankara’ya yaptıklarını yürüyüşten sonra ikinci büyük işçi eylemi..

 Sadece Tekel işçilerinin değil onlara destek için gelen diğer işçi grupları,öğrenciler ve sivil toplum örgütlerinin desteğinin anlatıldığı belgeselde,hayat olduğu gibi akışına bırakılmış,dışarıdan müdahaleyle  ne bir görüntü ne de bir ses efekti eklenmiş.. Hayat akıyor,siz beyaz perdeye bakıyorsunuz..46 dakikalık belgeseli heyecanlı bir filmi izler gibi  izliyorsunuz, Sonunda “Böyle yaşandı,böyle bitti” demek kalıyor. 

 Murat,belgeseli izledikten sonra bir özeleştiride bulundu,maddi yetersizlik nedeniyle kendisinde de kamera kullandığı söyledi.. Bence böyle düşünmek hata. Artık  bir el kamerasıyla neler yapılıyor neler?.. Ne kadar sayıda fazla kamera olursa o kadar iyi ..Bu yüzden çok iyi etmiş de kamera kullanmış..  

  Bu Murat’ın ilk çalışması..bundan sonrası da gelecek.

  Tophane’deki Tütün Deposu’nda belgeseli izlerken  önemli bir ayrıntıyı öğrendim.Tekel işçilerinin direnişiyle ilgili tam 27 belgesel film hazırlanmış ve bu filmlerden 15’i İşçi Filmleri Festivali’nde gösterilmiş..Genç arkadaşlarımla gerçekten gurur duydum. Böylesine önemli AN’lar  haber-belgesel olmayacak ta, ne olacak?

   Ben 1 Mayıs 2010’un belgeseli yapılıyor mu? Diye düşünürdüm ama şimdi biliyorum ki mutlaka bir grup genç arkadaş bunu yapmıştır..

   Televizyonlardan asla umudum yok. Böyle işler için parmak bile oynatmazlar. İşçi sendikaları bu çalışmalara  destek verirse daha nice belgesellerin gerçekleştirileceğine  inanıyorum.

      

 

 

 

 

 

Yazarın sitede yer alan tüm yazıları


Yorumlar

Bu Yazıya Yorum Eklenmemiştir. İlk yorum yazan siz olun