Son Yazıları : | Bir Bono vardı; çek -senet oldu! | Büyükada’da bir at öldü | Bir “Issız ada” denemesi |
Bu alan 1 Mayıs alanı
Önce şöyle başlayayım..1 Mayıs 1977'de,Taksim Meydanı'nda bende vardım.33 yıl önce Politika Gazetesi'nin, telifli tıfıl bir muhabiri iken Eskişehir'den gelen bir grup arkadaşla,Beşiktaş'tan Taksim'e kadar yürüdüm.Dün gibi hatırlıyorum,bizim gruba Atatürk Kültür Merkezi'nin oralarda bir yer ayrılmıştı(şimdiki Bostancı Durağı'nın olduğu yer)
Kürsüde konuşmalar bitip silahlar patladığında meydanda yaşanan insan dalgalanmasını unutamıyorum.Bir köşeye sinip beklerken,polis panzerlerinin sirenleri, ortalığı inim inim inletiyordu.Bir kaç saat sonra Gümüşsuyu'ndan aşagıya doğru hızla koşmaya başladık.Ancak İnönü Stadyumu'nun oralarda Jandarma,tüm grupları durdurdu,silahlarını üzerimize çevirerek çembere aldı. 2-3 dakika sonra da polis ekiplerine teslim etti.Artık gözaltına alınan,yüzlerce kişiden biriydim.Gayrettepe ve Sansaryan'ın dehilze benzer hücrelerinde havasız ortamda üç gün kaldık.Tabii orada misafir değildik,polisler bizimle sohbet etmedi.Kara Saplı Niyazi'nin,bedenimizde bıraktığı izler günlerce silinmedi.Neyse o günler artık gerilerde kaldı.
Aradan 32 yıl geçtikten sonra Taksim'de 1 Mayıs bayrağı yine dalgalandı.Tabii bunda DİSK'in büyük katkısı var. İşçi önderlerinin demokratik inadı bizlere bugünleri gösterdi. Şurası bir gerçek; Türkiye için bir ayıp ortadan kaldırıldı. 12 Eylül'ün bir artığı daha süpürüldü.Sol gruplar arasında(zaten olmaz ise şaşırırdım!) itiş kakışları dışında başka bir olay olmadı.Bazı çevrelerin ''Kan gölüne çevirirler'' laflarının da ne kadar boş ve aslında ne kadar provokatif olduğu ortaya çıktı.
Ben Taksim'de değildim. Bayramı televizyonlardan izledim.Televizyon muhabirliği,editörlük,yapımcılık yaptım ama öyle saatlerce renkli kutunun başında kalanlardan değilim.Bu kez yayınlar bitene kadar izledim,çok da iyi oldu.
HABER KANALLARINDA 1 MAYIS
Bütün haber kanalları sabah erken saatlerden itibaren Taksim Meydanı'ndan canlı yayındaydılar.Öğle saatlerine kadar yaklaşık 200 bin kişinin doldurduğu meydandan,kamaralarını sağdan sola,soldan sağa çevirip kalabalığı gelişi güzel göstediler.Bu görüntüler üzerine de yayına aldıkları konuklarına günün mana ve önemini sordular.Kendilerine göre;kilit noktalardaki muhabirlerine bağlandılar.
Bazı televizyon muhabirlerinin olayları izlerken anlatımlarında bilinen sözcük dağarcığının dışına çıkmadıklarını gözlemledim..Pankartlardaki sloganları,fotoğrafları anlatmakta zorluk çektiler.Anne ve babalarıyla miting alanına gelen çocuklara,duygu ve düşüncelerini sormayı daha önemsediler. Mecidiyeköy'de korteje katılmak isteyen Anarşist ve Radikal sol gruplara,görevli işçiler izin vermeyince arbede yaşandı. Bir televizyon muhabiri,kara ve kızıl bayrakların farkına mı varmadı bilinmez ama sanki dışarıdan bir müdahale varmış gibi olayı anlattı.
Haber Kanallarından gün boyu anlaşılan sadece şu mesajdı...''32 yıl sonra 1 Mayıs Taksim'de kutlanıyor''...
Canlı yayına katılan konuklardan bazıları da iddialı laflar ettiler. Reklam filmi yönetmeni Ezel Akay,Taksim Meydanı'nda 1 Mayıs kutlaması yapılmasını, Berlin Duvarı'nın yıkılmasına benzetti.
Akay,''Türkiye'de büyük değişim var'' diyordu.
68 kuşağının gençlik liderlerinden ve Deniz Gezmiş'in arkadaşı Bozkurt Nuhoğlu,üzerine hayli yakışan kırmızı renkli ünlü bir markanın tişortunu giymşti. Nuhoğlu,kameraya kalabalığı göstererek ''işte devrimi bunlar yapacak'' diyordu.
Bir haber kanalı ise yayına aldığı Profesör hanımefendiye yaptığı yoksulluk araştırmasını üzerine sorular soruyor,ancak hem soru,hem de alınan yanıtlar, marş ve sloganlara kurban oluyordu(Herhalde merkez stüdyoyu su bastı!)
1 Mayıs 1977'de neler olup bittiğini o dönemin TRT kameramanlarından Murat Öztürk,o günü yaşıyormuşcasına anlattı.Bir dönem beraber çalıştığım arkadaşlardan olan Murat,'''O gün bu meydandaki bayram havası bir anda bozuldu. İnsanlar can derdine düştü.Yüzlerce kanlı olayı görüntüledim ama o günkü Taksim'i unutamam'' diye konuşuyordu.
Konuklar alıp canlı yayını dolduran, bir iki sabit kamerayla kalabalığı gösteren kanallara bir çift sözüm var.Çok değil iki muhabir ve kameraman alanı dolaşıp röportaj yapsa,gruplardan yakın çekimlerle harmanlayıp 1-2 dakikalık haber paketleri hazırlasaydınız. Bu haber paketlerini gün boyu yayına verseydiniz daha iyi olmaz mıydı?
Çünkü Taksim Meydanı bayramlıklarını giymiş,düğün alaylarının geçtiği şenlik yeri gibiydi.
Bu güzelim ayrıntıları haber kanallarında göremedik.Akşam diğer kanallara bakınca Taksim Meydanı'nın gerçekten tarihi bir gün yaşadığını anladık.
Benim 1 Mayıs alanında gördüğüm en iyi pankartı Beşiktaş'ın solcu taraftarları taşıyordu.Koskoca beyaz bayrağın üzerinde şöyle yazıyordu. ''Taksim'i siz vermediniz, biz aldık''...
''Bütün Dünyanın İşçileri Birleşin'' yazılı pankart vardı ama Türkiye İşçi sınıfının daha kendi içinde birlik olmadığı da acı bir gerçekti.Bir grup işçi Türk-iş Genel Başkanı'na tepkiyi abarttı,.O'nun konuşmasına izin vermedil.Belki de gelecek yıl 1 Mayıs'ın böyle yığınsal kutlanmasını tehlikeye attılar.
Ve pankartlarda geçmiş ve geleceğe dair çok ifadeler vardı ama günümüz yoktu. Mesela Ben 'İstanbul'da Üçüncü Köprüye Hayır'' pankartı görmek isterdim.
İstanbul,yıllar sonra 1 Mayıs'ı İşçi Bayramı'nı adına uygun kutladı.''Taksim'i perişan ederler''lafları da bazı kişilerin suratında tokat gibi patladı herhalde.
Sanıyorum,meydanlarda toplananlar,İşçi Sınıfı olmadan pek bir şeyin değişmeyeceğini görmüşlerdir.Benim algıladığım önemli mesaj bu...
Yazarın sitede yer alan tüm yazıları
- Bir Bono vardı; çek -senet oldu! 09.09.2010
- Büyükada’da bir at öldü 05.09.2010
- Bir “Issız ada” denemesi 29.08.2010
- Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri 23.08.2010
- İstanbul'da deprem olacak 15.08.2010
- Tuzla tersaneleri kalıcı mı gidici mi? 06.08.2010
- İstanbul Meydanları 03.08.2010
- Güllük Körfezi'nden notlar...(Balık çiftlikleri, yabancıya konut ve organik ürünler üzerine) 27.07.2010
- Darüşşafaka'nın tarihi binası kent müzesi olmalı 20.07.2010
- Öğrenci ödevleri 15.07.2010
- İstanbul bir gün, "çaat diye çatlayacak!" 10.07.2010
- Petrol imparatorları Boğazları ne kadar önemsiyor? 02.07.2010
- Kültür başkentinde havadan görüntüler 26.06.2010
- Yazıklar olsun! 20.06.2010
- Soysuz bir kenti soylulaştırmak! 13.06.2010
- Türkiye'deki Avrupalı göçmenler 11.06.2010
- İstanbul'un iki köyü: Garipçe ve Poyraz... 08.06.2010
- Geleceğin kentleri 05.06.2010
- Kara Afrika'daki kara Türkler 04.06.2010
- Yüzyılın golünü yediniz..“Geçmiş Olsun” 31.05.2010
- DİREN-İŞÇİ… 28.05.2010
- Bir ortak akıl: "Küresel İlkeler Sözleşmesi" 24.05.2010
- Bir Anadolu efsanesi: "Şenol Güneş" 20.05.2010
- Marmara Denizi ağlıyor 12.05.2010
- Kültür Başkenti İstanbul'da Japonya yılı 08.05.2010
- Topkapı Sarayı'nda bir Pazar günü 05.05.2010
- Bu alan 1 Mayıs alanı 02.05.2010
- Türkiye'nin seri katilleri de sınıfta kalıyor! 29.04.2010
- Lüfer için imza kampanyası varmış 22.04.2010
- Saraybosna geleceğini arıyor 15.04.2010
- Bir yazılım ustası: Ali Murat Erkorkmaz 08.04.2010
- KKTC'de yatırım yapmak 03.04.2010
- İstanbul mutfağı 26.03.2010
- Gergin toplum hastalığı: "Kutuplaşma" 20.03.2010
- İkinci Abdülhamit'in fotoğraf albümleri 14.03.2010
- Motosiklet Tutkusu 02.03.2010
- Dedeman ödüllerine farklı bir bakış... 27.02.2010
- Denizleri sevmekle başladı herşey 23.02.2010
- Eğlence sektörü nereye koşuyor? 18.02.2010
- Yıldız Sarayı'nda bir "yıldız" (IRCICA Kütüphanesi) 13.02.2010
- Kazananlar bu Tivi'yi izliyor ya kaybedenler! 06.02.2010
- Türk döneri Amerikan hamburgerine karşı 30.01.2010
- "Üçüncü göz": kameramanlar 23.01.2010
- Sessiz ve derinden, bir "Sedat Abayoğlu" Öyküsü 16.01.2010
- Kültür Başkenti'nin çocukları uyuyor..."Uyandırın" 06.01.2010
- Tüp bebek uygulamasında erkek tarafı 31.12.2009
- Turizmcilerle Kastamonu yollarında.... 21.12.2009
- Karadeniz'de betondan vadiler 07.12.2009
- Salına salına gelen karbon, salına salına gider mi? 26.11.2009
- İki anıt: Halil İnalcık ve Burhan Doğançay 18.11.2009
- Bir Kültür Fotoğrafçısı 13.11.2009
- Gökova Körfezi'nde Orkinos Sürülerinin Peşinde 03.11.2009
- At, Ok-Yay ve Sivas 24.10.2009
- Anuga'ya Türkiye damgası 16.10.2009
- Bu nasıl bir hayat? 12.10.2009
- Didim-Bodrum arası 04.10.2009
- Kitap okuma oranı neden düşük? 27.09.2009
- Sıradan bir bayram yazısı (''Ekip'' üzerine aforizmalar) 18.09.2009
- İstanbul'u sel aldı 11.09.2009
- Albümdeki balıklar 04.09.2009
- İstanbul'da boş yer çok! 29.08.2009
- Türkiye üzerine yazan ilk Amerikalı 22.08.2009
- İşsiz tiryakinin çeşitli kampanyalar eşliğinde İstanbul turu 13.08.2009
- Güllük Körfezi'nde neler oluyor? 07.08.2009
- ''G'' Noktası ve daha ilerisi 30.07.2009
- Gökova İzlenimleri -2- 26.07.2009
- Gökova İzlenimleri -1- 19.07.2009
- ''Boğaziçi'ndeki Almanya'' 15.07.2009
- Bir Portre: ''Necmettin Bitlis'' 13.07.2009
- Dolmuş kuyruğunda 10.07.2009
- Boğaz'ın köprülü öyküsü 05.07.2009
- Derin erkek sessizliği 01.07.2009
- UNESCO Türkiye'den ne istiyor ? 28.06.2009
- Anadolu Yakası'nın da nurtopu gibi bir Gökkafes'i oldu ! 23.06.2009
- İstanbul Boğazı üzerine 17.06.2009
- İstanbul'dan bir yol izlenimi 12.06.2009
- Kıbrıs izlenimleri 08.06.2009



































