Son Yazıları : | Bir Bono vardı; çek -senet oldu! | Büyükada’da bir at öldü | Bir “Issız ada” denemesi |
Türkiye'nin seri katilleri de sınıfta kalıyor!
USA( Sam Amca’nın memleketi!) ünlü seri katilleriyle de Dünya listelerinde bir numara. ABD; maşallah, bu alanda da geçilemiyor.400 yıl önce Avrupa’nın katil ve hırsızlarının da göç ettiği bu ülke,dışı; akıllı,uslu ve terbiyeli,içi;yamyam ve inanılmaz ölçüde sadist seri katilleriyle de listenin başında.
İzmir’de, üç insanın canına kıyan seri katil yakalandığında fazla şaşırmadım.Bizim seri katilimiz üç gün içinde yakayı ele verdi. Oysa Amerika’da yıllarca yakalanamayan ve kalabalığa karışıp hayatını sürdüren seri katiller var. Bunlar öğretmen,işyeri sahibi hatta din adamı falan olarak çalışmışlar. Cinayetleri,bir iş,bir görev olarak gören bu garip şahsiyetler,mevzularına uygun alet ve edevatla işe soyunmuşlar,çoğu yıllarca da sürdürmüş.
Bizimki ise salak!.Dünya sıralamasında ülke puanının düşmesine neden olan sıradan bir katil!..
Sen kalk öldürdüğün kadının telefonundan kardeşini ara!Marketlere gir,berberde tıraş ol,pansiyonda kal!
İzmir ve Muğla polisi çok iyi çalışmış,taktikler uygulamış, bunlar hikaye!. Arkasında böylesine kalın izler bırakan birini de yakalamayın bari!
Emekli emniyet görevlisi bir ağabeyimle konuştum. O’na göre Türk polisi böylesi suçlarda hala görgü tanığı ifadesi ve sabıkalıları sorgulama yoluyla gerçek suçluya ulaşmaya çalışıyor. Diyor ki,” Bu katil, IQ’ su biraz yüksek olsa zor yakalanırdı” ve şöyle söylüyor;
“Emniyet teşkilatında terfi ve tayin sistemi dedektifliği bitiriyor. Polis örgütlü suçlarda başarılı.Bu suçlara yönelik istihbarat,bilgi toplama ve teknik takibi gerçekleştiriyor.Uyuşturucu kaçakçılarıyla mücadelede inanılmaz bir başarı düzeyi yakaladı.Ancak bireysel suçlarda böyle değil. Bu suçlarla, hele planlı cinayetleri aydınlatmak için teknolojiye,yeteneğe ve asıl önemlisi deneyimli kadroya ihtiyaç var..Adamı üç yılda bir tayin edip,bir de gelişi güzel nöbete dikersen,uluslararası seminerlere göndermezsen,cinayet masaları çöker”
SERİ KATİL PROFİLİ
Bir seri katilde insani duygu aramayın. Sevgi,vicdan ve merhamete yer yoktur, O’nun kitabında.Sinsi ve kalleş bir planla kurbanının hayatını alır,hiç bir şey olmamış gibi yoluna devam eder. Cinayetler peşi sıra gelebileceği gibi,araya bir 10 yıl koyup yeniden işe koyulan seri katiller de vardır.
Bunlardan en ünlüsü Amerikalı TED BUNDY’dir. 5 yıl içinde 28 kişiyi öldürmüştür.FBI ise O’nun 100’e yakın kişinin ölümünden sorumlu olduğuna inanıyor. Dünyanın en akıllı seri katili olduğu kabul edilen Bundy, “Neden yakalandığı? sorusuna tek bir karşılık vermiş.. “Alışkanlık!”.. “Öldürmeye o kadar alıştım ki,daha sonra plan yapamaz oldum.Alışkanlığım yakalanmama neden oldu”.. İşte böyle.
Seri katillerle ilgili araştırma yapan uzmanlar, insanın tüylerini diken diken eden acı gerçeklere ulaşmışlar. Çocuk yaşlarda cinsel tacize ve tecavüze uğrama, şiddet ve dayağa maruz kalma..Tedy Bundy’in de iyi bir çocukluk geçirmediği gerçek.
VE TÜRKİYE
Türkiye’de ise çocuklara yönelik şiddet ve tecavüzleri okuyup duyunca,tüyleri ürperiyor insanın..İster istemez şöyle düşünüyorsun; “Seri katillerin ortaya çıkması için her türlü ortam var..”
Ortam var ama “Çığlıklar sessiz bir karanlıkta yok olup gitsin” isteniyor..
Devletin tüm kurumları, çocuklara yönelik suçları örtbas etmek için çabalıyor.Olayları ortaya çıkaran gazetecilere demedik laf bırakılmıyor.
Kadın ve çocuklara yönelik şiddetin,bu ülkenin geleceğini kararttığını göremiyor bazıları.
Bizim seri katiller yakayı çabuk ele veren türden. Ama değil yakınından, bir kilometre ötesinden bile geçmeye korkacağın tipler var aralarında..Tornavidacı,Mobilyacı,Çivici ve Kolici.. Bunlar isim yapmış ve halen cezaevinde veya akıl hastanesi’nde olanlar.
Ancak bu kadar travmaya, sertliğe ve disipline açık bu toplumda, belki ortalıkta gezen seri katiller vardır.
Belki diyoruz çünkü bizde bu konuda yapılmış araştırma yok.
Ve asıl önemlisi,kurbanları numaralandırılmış veya “seri” olarak tanımlanmış katillerin yanı sıra,Karanlıklar Prensi’nin kullandığı tetikçileri de unutmayın..Bunlar hangi sınıfa girecek?..Kim bilir ? Belki de bu alanda Dünya şampiyonuyuz..
Yazarın sitede yer alan tüm yazıları
- Bir Bono vardı; çek -senet oldu! 09.09.2010
- Büyükada’da bir at öldü 05.09.2010
- Bir “Issız ada” denemesi 29.08.2010
- Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri 23.08.2010
- İstanbul'da deprem olacak 15.08.2010
- Tuzla tersaneleri kalıcı mı gidici mi? 06.08.2010
- İstanbul Meydanları 03.08.2010
- Güllük Körfezi'nden notlar...(Balık çiftlikleri, yabancıya konut ve organik ürünler üzerine) 27.07.2010
- Darüşşafaka'nın tarihi binası kent müzesi olmalı 20.07.2010
- Öğrenci ödevleri 15.07.2010
- İstanbul bir gün, "çaat diye çatlayacak!" 10.07.2010
- Petrol imparatorları Boğazları ne kadar önemsiyor? 02.07.2010
- Kültür başkentinde havadan görüntüler 26.06.2010
- Yazıklar olsun! 20.06.2010
- Soysuz bir kenti soylulaştırmak! 13.06.2010
- Türkiye'deki Avrupalı göçmenler 11.06.2010
- İstanbul'un iki köyü: Garipçe ve Poyraz... 08.06.2010
- Geleceğin kentleri 05.06.2010
- Kara Afrika'daki kara Türkler 04.06.2010
- Yüzyılın golünü yediniz..“Geçmiş Olsun” 31.05.2010
- DİREN-İŞÇİ… 28.05.2010
- Bir ortak akıl: "Küresel İlkeler Sözleşmesi" 24.05.2010
- Bir Anadolu efsanesi: "Şenol Güneş" 20.05.2010
- Marmara Denizi ağlıyor 12.05.2010
- Kültür Başkenti İstanbul'da Japonya yılı 08.05.2010
- Topkapı Sarayı'nda bir Pazar günü 05.05.2010
- Bu alan 1 Mayıs alanı 02.05.2010
- Türkiye'nin seri katilleri de sınıfta kalıyor! 29.04.2010
- Lüfer için imza kampanyası varmış 22.04.2010
- Saraybosna geleceğini arıyor 15.04.2010
- Bir yazılım ustası: Ali Murat Erkorkmaz 08.04.2010
- KKTC'de yatırım yapmak 03.04.2010
- İstanbul mutfağı 26.03.2010
- Gergin toplum hastalığı: "Kutuplaşma" 20.03.2010
- İkinci Abdülhamit'in fotoğraf albümleri 14.03.2010
- Motosiklet Tutkusu 02.03.2010
- Dedeman ödüllerine farklı bir bakış... 27.02.2010
- Denizleri sevmekle başladı herşey 23.02.2010
- Eğlence sektörü nereye koşuyor? 18.02.2010
- Yıldız Sarayı'nda bir "yıldız" (IRCICA Kütüphanesi) 13.02.2010
- Kazananlar bu Tivi'yi izliyor ya kaybedenler! 06.02.2010
- Türk döneri Amerikan hamburgerine karşı 30.01.2010
- "Üçüncü göz": kameramanlar 23.01.2010
- Sessiz ve derinden, bir "Sedat Abayoğlu" Öyküsü 16.01.2010
- Kültür Başkenti'nin çocukları uyuyor..."Uyandırın" 06.01.2010
- Tüp bebek uygulamasında erkek tarafı 31.12.2009
- Turizmcilerle Kastamonu yollarında.... 21.12.2009
- Karadeniz'de betondan vadiler 07.12.2009
- Salına salına gelen karbon, salına salına gider mi? 26.11.2009
- İki anıt: Halil İnalcık ve Burhan Doğançay 18.11.2009
- Bir Kültür Fotoğrafçısı 13.11.2009
- Gökova Körfezi'nde Orkinos Sürülerinin Peşinde 03.11.2009
- At, Ok-Yay ve Sivas 24.10.2009
- Anuga'ya Türkiye damgası 16.10.2009
- Bu nasıl bir hayat? 12.10.2009
- Didim-Bodrum arası 04.10.2009
- Kitap okuma oranı neden düşük? 27.09.2009
- Sıradan bir bayram yazısı (''Ekip'' üzerine aforizmalar) 18.09.2009
- İstanbul'u sel aldı 11.09.2009
- Albümdeki balıklar 04.09.2009
- İstanbul'da boş yer çok! 29.08.2009
- Türkiye üzerine yazan ilk Amerikalı 22.08.2009
- İşsiz tiryakinin çeşitli kampanyalar eşliğinde İstanbul turu 13.08.2009
- Güllük Körfezi'nde neler oluyor? 07.08.2009
- ''G'' Noktası ve daha ilerisi 30.07.2009
- Gökova İzlenimleri -2- 26.07.2009
- Gökova İzlenimleri -1- 19.07.2009
- ''Boğaziçi'ndeki Almanya'' 15.07.2009
- Bir Portre: ''Necmettin Bitlis'' 13.07.2009
- Dolmuş kuyruğunda 10.07.2009
- Boğaz'ın köprülü öyküsü 05.07.2009
- Derin erkek sessizliği 01.07.2009
- UNESCO Türkiye'den ne istiyor ? 28.06.2009
- Anadolu Yakası'nın da nurtopu gibi bir Gökkafes'i oldu ! 23.06.2009
- İstanbul Boğazı üzerine 17.06.2009
- İstanbul'dan bir yol izlenimi 12.06.2009
- Kıbrıs izlenimleri 08.06.2009



































