Ana Sayfa | İletişim
cam ekran haber portalı

Dedeman ödüllerine farklı bir bakış...

  “Türkiye Huntit Cevherleri ve Zenginleştirme Olanakları”, “Kolemanit Katkılı Demir Cevheri Paleti Üretilmesi”,”İnce ve iri boyutlu kömürü aynı anda yıkayabilen yeni bir kömür yıkama cihazının(ÇMS) geliştirilmesi”.

   Madencilik uzmanları dışında hemen herkese yabancı olan,hatta okumaktan sıkılma duygusu veren araştırma başlıkları bunlar.

   Ama ülkemizde bu araştırmaları yapan bilim adamları,öğretim üyeleri ve öğrenciler var.Yukarıda saydığım konular da Dedeman Şirketler Grubunun kurucusu,Mehmet Kemal Dedeman adına düzenlenen yarışmaya katılan çalışmaların başlıklarını oluşturuyor.

   Harala,gürele bir gündemin olduğu,kavram kargaşasının 200 yıldır bitmediği bir ülkede  bu araştırmaları yapan insanları tanıyınca,şaşkınlığım bin kat artıyor.

   Dedeman ödüllerinin dağıtılmasından sonra konuştuğum bazı araştırmacılar,çalışmalarını kendi imkanlarıyla yapmışlar,laboratuardan tutun da açık alanda yapılan tüm deneylerin masraflarını,kendi ceplerinden ödemişler.Sağdan,soldan fazla destek almamışlar yani.

  Öyle ya ülke gündeminde onların araştırmalarına,çalışmalarına yer yok!.Onlar için düzenlenen ödül törenlerinde bile siyaset,ekonomi dünyasındaki katagulli hesapları  konuşuluyor.

 Bir köşeye sıkışıp kalan bilim insanlarını dinleyince ise insanı bir karamsarlık kaplıyor.

 

   Onlar,Türkiye’de bilim potansiyelinin küçük bir bölümünün değerlendirildiği kanısındalar.Bir bilim insanının yetişmesi için 30 yıl gerekiyormuş ve bilimsel yaşam biçiminin benimsenmesi şartmış.Türkiye ne yazık ki bu alanda her yıl sınıfta kalıyor.

   Kurtuluş ise basit.. bilimsel çalışmalara  sağlıklı bütçe ayrılması,terfilerin,başarı ve araştırma sonuçlarına göre yapılması sorunu çözecek,

  

  Neyse bu yazıda Mehmet Kemal Dedeman’dan(1903-1998) kısa da olsa söz etmek gerekiyor.

  Mehmet Kemal Dedeman,çoğu işadamı gibi Kayserili.

  Ödül töreninin başında ekrana yansıtılan bir belgeselde,Dedeman’ın bir söz söyleme ustası olduğu anlaşılıyor.

  Kemal Dedeman,kendisine söylenenler karşısında hemen Anadolu aşıkları gibi bir dörtlük kaleme alırmış, mesela,bir şirket toplantısında karşısındakine şöyle nasihat etmiş; 

  Ne yaparsan dikkatli yap,yapmadan önce araştır.

  Hayatta muvaffak olmak başlı başına bir savaştır.

  Bugünün işini yarına bırakmak en büyük yanlıştır.

  Erken kalkmaya süratli karara kendini alıştır.

Mehmet Kemal Dedeman hayatı boyunca yazdığı dörtlükleri, “düzmece” olarak tanımlamış..80 yıllık çalışma hayatı boyunca acı olan çarpıcı gerçeği anlamış. O’na göre,Türkiye bir yakınma hastalığına yakalanmış,bu hastalıktan yakasını kurtaramıyor. “Yakınma Kültürü” bu ülkenin her yerine,her mesleğine sinmiş,herkes yakınıyor,ağlıyor.Herkes halinden şikayetçi. Şöyle yazmış baba Dedeman;

   Yakınmayı bırak yekinmeye(x) bak

    Koşmakla yorulmaz bacakla,ayak

    Her sözü dinlemek için verilmiş kulak

    Sana düşer söylenenin iyisini ayırmak

    O zaman bulursun kendine engin bir kaynak

Mehmet Kemal Dedeman Türkiye’de madencilik ve turizm sektöründe ilk’leri gerçekleştirmiş bir işadamı. Şimdi oğlu Murat ve kızı Nazire Dedeman, Holdingi yönetiyorlar.

 “Yarına Bir Değer Bırak” sloganıyla yola çıkan iki kardeş, altı yıldır  baba Dedeman adına  proje yarışması düzenliyorlar.

   Yarışma Madencilik ve Turizm sektöründeki araştırma projelerini kapsıyor. Madencilik konusundaki projelerden yukarıda bahsettim.Turizm sektöründe ise bu yıl “Türkiye’de mevcut ikinci konutların Turizme kazandırılması” konusu işlenmiş.Türkiye’de ikinci konut sayısı 1 200 000’e dayanmış durumda. Turizm sektöründen gelir bekleyen Türkiye şimdi yılın büyük bölümü boş kalan bu konutları değerlendirmenin peşinde. Dedeman Proje Yarışması’nda   “Mersin’deki ikinci konutların turizme kazandırılması” projesiyle ikincilik ödülü alan Serkan Arıc’ın konuşması ilginçti.

   Mersin’de yıllar önce otel yapımı için ayrılan bir araziye Dedeman Grubu otel yapacakmış,ama sonra vazgeçmiş. O arazi sonraki yıllarda ikinci konutlarla kaplanmış. Serkan Arıc, “ konutların mimarlarından biriydim.Dedeman Mersin’e otel yapmadı.fırsatı kaçırdık.ama kadere bakın…Ben şimdi yaptığım konutların pansiyon olması için çaba harcıyorum ve Mersin, Dedeman’dan otel bekliyor” diyordu.

   İstanbul’da gürültüsüz,patırtısız yapılan bu tür toplantılarda bir muhabirin,yazarın karşısına ne çıkacağı belli olmuyor.Bazen düşünüyorum da  “İyi ki bu toplantıya gitmişim,kitap okumuş kadar oldum” diyorum.

 

   (x)yekinme:davranmak,yerinden fırlamak..

 

erdilcengiz@gmail.com

 

 

Yazarın sitede yer alan tüm yazıları


Yorumlar

Bu Yazıya Yorum Eklenmemiştir. İlk yorum yazan siz olun