Son Yazıları : | Büyükada’da bir at öldü | Bir “Issız ada” denemesi | Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri |
Eğlence sektörü nereye koşuyor?
Ne demir-çelik,ne kimya,ne sağlık.. Dünyada en büyük sektör ne biliyor musunuz? Eğlence sektörü..faaliyet alanı çok geniş. Bir insan uyku ve çalışma dışındaki tüm zamanını bu sektörün ürettiği ürünleri tüketerek yaşıyor. Eğlence sektörüne turizm,yeme-içme,gıda üretimi,sanat etkinliklerinin tümü,spor karşılaşmaları,fuarlar ve tüm organizasyonlar giriyor.Zaten dünyanın en büyük firmaları da bu sektörde faaliyet gösterenler arasından çıkıyor.
Peki Türkiye’de durum ne?
Türkiye eğlenceyi seviyor.halkımız düğünde,bayramda eğlenmesini çalgılı,çengili havaları sever..büyük şehirlerde özellikle genç nüfus,haftanın son günlerinde geziyor,eğleniyor.Ama söz konusu olan bir eğlence endüstrisi..Türkiye bu alanda ne yazık ki sınıfta kaldı.. Sektöre yıllarını verenlere göre, Türkiye’de bu iş’in bir standardı yok.
Geçen yıl 26 milyon turistin geldiği Türkiye,konaklama geliri dışında diğer etkinliklerden en az gelir elde eden ülkeler arasında. Turisti sadece alış veriş turları için otelden çıkarmaya çalışırsanız başınıza bu geliyor işte...
İş hacimleri ve istihdam ettikleri personel sayısıyla ekonomiye büyük katkısı olan etkinlik,kültür sanat ve eğlence sektörü kuruluşları,sonunda bir araya gelip örgütlenmeye karar verdiler ve Türkiye Etkinlik ve Eğlence Sektörü Derneği (TESDER) adı altında bir oluşumu ortaya çıkardılar.
Yönetim Kurulu Başkanı Fırat Kasapoğlu’na göre,sektörün endüstri haline gelebilmesi ve Avrupa Birliği yasa ve yönetmeliklerine uyum için sektörün öncelikle organize olması gerekiyor.
ÖNCELİK STANDARTLARIN BELİRLENMESİ OLACAK.
Derneğin ana hedefinde Öncelikle,sektörde faaliyet gösterenlerde ehliyet ve yeterlilik aranması var. Devlet ve yerel yönetimler bu konuda bilgisiz.Önce uyarılar bürokratlara yönelik olacak ki,gerekli yönetmelik ve yasalar hazırlanabilsin…
Kasapoğlu şöyle diyor: “Yoldan geçen biri bile bizlerin yıllarca emek verdiği, tecrübe sahibi olduğu bu sektörde faaliyetler yürütebilmektedir. Bunun acısını tüketici, yarattığı olumsuz etkiyi de tüm sektör çekmektedir. Sanatçının bile haberinin olmadığı konserler ve etkinlikler, bu etkinlikler için satılan biletler duymadığımız şeyler değil”
Dünyada eğlence üzerine yapılan büyük ölçekli yatırımlar henüz Türkiye’de gerçekleşmedi.Şehir gibi lunaparklar,devasa hayvanat bahçeleri,dünya starlarının konser vereceği,ulaşımından konaklamasına kadar her unsurun organize olduğu,açık ve kapalı alanlar henüz bizde yok.
“Eğlendirmek ciddi bir iştir” sloganıyla yola çıkan TESDER, yerel yönetimlere,devlete ve kültür sanat etkinliğine katılan tüm kuruluşlara danışmanlık hizmeti vermeye hazır..
Fırat Kasapoğlu,yanlış yatırımlara çarpıcı bir örnek veriyor. O’na göre,yerel yönetimlerin bazı yerlerde yaptıkları konser salonları yani gösteri merkezlerinin kültür ve sanatla alakası yok.Büyük bölümü, müteahhitleri zengin eden “gösteriş” merkezleri.
Eğlence sektörünün sorunları çok.kayıtdışı ekonomi ve eğitimsizlik bu sorunların başında geliyor.Bu sorunlar yasalarla çözülmez ise büyük bir tehlike bekliyor sektörü…
Kasapoğlu, “Türkiye bu alanda bir yatırım cenneti olabilir. AB ile ilişkiler sayesinde önümüzdeki yıllarda ciddi yatırım bekliyoruz. Ama gerekli düzenlemeler yapılmazsa her türlü organizasyon yabancı şirketlere kalabilir. Bu şirketler sektörde dominant hale gelebilir” diyor.
Şimdi çarpıcı bir örnek verelim..Türkiye’nin marka değerinde gösteri sanatı 5’i geçmiyor. En önemlisi Mehteran gösterisi..Buna son yıllarda “Anadolu Ateşi”gibi büyük bir prodüksiyon daha eklendi.Tesder’in gündeminde yeni markalar,yeni heyecanlar yaratmak var..
Kasapoğlu, "TESDER, malzeme temininden sesine, ışığından dekoruna, sanatçısından taşıyıcısına, güvenliğinden sağlık ekibine, mühendisliğinden tasarımcısına, lojistik hizmetlerinden tanıtım hizmetlerine kadar birçok farklı uzmanlık alanının bulunduğu sektörde koordinasyon ve sinerji sağlamayı hedefliyor" diye konuşuyor.
EĞLENCE SEKTÖRÜNDE GÖZLER ALIŞVERİŞ MERKEZLERİNDE
80’li yılların ortalarında sinemalara kapandılar,gittiler gözüyle bakılıyordu.Video kasırgası sinemayı fena vurmuştu.Ama Türkiye Alışveriş Merkezleriyle tanıştı,sinemalar geri geldi. Çoğu Alışveriş Merkezi’nde sinema salonları var ve iyi iş yapıyor.
Eğlence sektörü bu nedenle sektörün mekanlarının en önemli bölümünü,Alışveriş Merkezleri’nin oluşturduğunu düşünüyor.Geçen yılın sonunda Astoria Alışveriş Merkezi’ni İstanbul’a kazandıran Vedat Aşçı’ya bir toplantıda şöyle sormuştum “Dubai balonu patladı.İstanbul Dubai olur mu?” Sayın Aşçı hiç duraksamadan “küresel kriz olmasa da Dubai zor duruma düşecekti” dedi ve eklemişti. “orası çöl,burası cennet,orada taşıma nüfus var, burada nüfus hem genç,hem yeniliğe açık.Yeter ki akıllı yatırım yapılsın,İstanbul Dubai’yi geçer bile.”
İstanbul’un iki yakasında da eğlence sektörü projeleri var.
Mesela Anadolu Yakası’nda Kartal’da fabrikalar yıkıldı. Yerine marina ve yeni eğlence merkezleri gelecek.Yeter ki kar hırsı yapıcıların gözünü karartmasın… her şeyi üst üste bindirmesinler,kente ve kentliliğe yakışır yapılar çıksın ortaya.Tabii ne yaparsan yap!..İstanbul’da önemli olan ulaşım.. İstanbul trafiğinde saatlerce çile çeken turistin,eğlenceye ayıracak zamanı kalmazsa ne gereği var bu kadar yatırımın? Eğlence sektörünün patronları ve çalışanları da öncelikle metro yatırımları bekliyor.. “Çünkü her metro istasyonu,yeniliklere ve farklı bir mekana açılan kapıdır.”
Yazarın sitede yer alan tüm yazıları
- Büyükada’da bir at öldü 05.09.2010
- Bir “Issız ada” denemesi 29.08.2010
- Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri 23.08.2010
- İstanbul'da deprem olacak 15.08.2010
- Tuzla tersaneleri kalıcı mı gidici mi? 06.08.2010
- İstanbul Meydanları 03.08.2010
- Güllük Körfezi'nden notlar...(Balık çiftlikleri, yabancıya konut ve organik ürünler üzerine) 27.07.2010
- Darüşşafaka'nın tarihi binası kent müzesi olmalı 20.07.2010
- Öğrenci ödevleri 15.07.2010
- İstanbul bir gün, "çaat diye çatlayacak!" 10.07.2010
- Petrol imparatorları Boğazları ne kadar önemsiyor? 02.07.2010
- Kültür başkentinde havadan görüntüler 26.06.2010
- Yazıklar olsun! 20.06.2010
- Soysuz bir kenti soylulaştırmak! 13.06.2010
- Türkiye'deki Avrupalı göçmenler 11.06.2010
- İstanbul'un iki köyü: Garipçe ve Poyraz... 08.06.2010
- Geleceğin kentleri 05.06.2010
- Kara Afrika'daki kara Türkler 04.06.2010
- Yüzyılın golünü yediniz..“Geçmiş Olsun” 31.05.2010
- DİREN-İŞÇİ… 28.05.2010
- Bir ortak akıl: "Küresel İlkeler Sözleşmesi" 24.05.2010
- Bir Anadolu efsanesi: "Şenol Güneş" 20.05.2010
- Marmara Denizi ağlıyor 12.05.2010
- Kültür Başkenti İstanbul'da Japonya yılı 08.05.2010
- Topkapı Sarayı'nda bir Pazar günü 05.05.2010
- Bu alan 1 Mayıs alanı 02.05.2010
- Türkiye'nin seri katilleri de sınıfta kalıyor! 29.04.2010
- Lüfer için imza kampanyası varmış 22.04.2010
- Saraybosna geleceğini arıyor 15.04.2010
- Bir yazılım ustası: Ali Murat Erkorkmaz 08.04.2010
- KKTC'de yatırım yapmak 03.04.2010
- İstanbul mutfağı 26.03.2010
- Gergin toplum hastalığı: "Kutuplaşma" 20.03.2010
- İkinci Abdülhamit'in fotoğraf albümleri 14.03.2010
- Motosiklet Tutkusu 02.03.2010
- Dedeman ödüllerine farklı bir bakış... 27.02.2010
- Denizleri sevmekle başladı herşey 23.02.2010
- Eğlence sektörü nereye koşuyor? 18.02.2010
- Yıldız Sarayı'nda bir "yıldız" (IRCICA Kütüphanesi) 13.02.2010
- Kazananlar bu Tivi'yi izliyor ya kaybedenler! 06.02.2010
- Türk döneri Amerikan hamburgerine karşı 30.01.2010
- "Üçüncü göz": kameramanlar 23.01.2010
- Sessiz ve derinden, bir "Sedat Abayoğlu" Öyküsü 16.01.2010
- Kültür Başkenti'nin çocukları uyuyor..."Uyandırın" 06.01.2010
- Tüp bebek uygulamasında erkek tarafı 31.12.2009
- Turizmcilerle Kastamonu yollarında.... 21.12.2009
- Karadeniz'de betondan vadiler 07.12.2009
- Salına salına gelen karbon, salına salına gider mi? 26.11.2009
- İki anıt: Halil İnalcık ve Burhan Doğançay 18.11.2009
- Bir Kültür Fotoğrafçısı 13.11.2009
- Gökova Körfezi'nde Orkinos Sürülerinin Peşinde 03.11.2009
- At, Ok-Yay ve Sivas 24.10.2009
- Anuga'ya Türkiye damgası 16.10.2009
- Bu nasıl bir hayat? 12.10.2009
- Didim-Bodrum arası 04.10.2009
- Kitap okuma oranı neden düşük? 27.09.2009
- Sıradan bir bayram yazısı (''Ekip'' üzerine aforizmalar) 18.09.2009
- İstanbul'u sel aldı 11.09.2009
- Albümdeki balıklar 04.09.2009
- İstanbul'da boş yer çok! 29.08.2009
- Türkiye üzerine yazan ilk Amerikalı 22.08.2009
- İşsiz tiryakinin çeşitli kampanyalar eşliğinde İstanbul turu 13.08.2009
- Güllük Körfezi'nde neler oluyor? 07.08.2009
- ''G'' Noktası ve daha ilerisi 30.07.2009
- Gökova İzlenimleri -2- 26.07.2009
- Gökova İzlenimleri -1- 19.07.2009
- ''Boğaziçi'ndeki Almanya'' 15.07.2009
- Bir Portre: ''Necmettin Bitlis'' 13.07.2009
- Dolmuş kuyruğunda 10.07.2009
- Boğaz'ın köprülü öyküsü 05.07.2009
- Derin erkek sessizliği 01.07.2009
- UNESCO Türkiye'den ne istiyor ? 28.06.2009
- Anadolu Yakası'nın da nurtopu gibi bir Gökkafes'i oldu ! 23.06.2009
- İstanbul Boğazı üzerine 17.06.2009
- İstanbul'dan bir yol izlenimi 12.06.2009
- Kıbrıs izlenimleri 08.06.2009



































