Ana Sayfa | İletişim
cam ekran haber portalı

Anuga'ya Türkiye damgası

Anuga'ya Türkiye damgası

'Anuga’da nedir' derseniz, bir fuar adı Anuga... Dünyanın en önemli gıda fuarı. 1951 yılından bu yana iki yılda bir Almanya’nın Köln kentinde düzenleniyor. Dünyanın en önemli Gıda ve İçecek Fuarı, bu yıl 10-14 Ekim günleri arasında kapılarını açtı.

Almanya’nın Köln, Düsseldorf ve Frankfurt kentleri zaten fuarlarıyla anılıyor. Fuarların biri bitip, biri başlıyor. Kentlerin ekonomisine çok büyük katkısı var. Almanya bu tür organizasyonlarda dünya birincisi. Milyarlarca Euro kazanıyor. Fuar çevresindeki otel ve pansiyonlar sürekli dolu. Neredeyse yılın tamamında hemen her konuda fuar düzenleniyor.

Dünyanın elbette Avrupa’nın önemli gıda ve içecek üreticileri bir araya gelince, görev yaptığım ATV-Avrupa’da kolları sıvadı. Fuarda bayrak açan tek Türk Televizyonu ATV-Avrupa oldu. Genel Müdür Murat Erker’in başında olduğu bir ekip, canlı yayınlarla gıda sektörünü mercek altına aldı. 

Ama Anuga’nın bu yıl Türkiye için önemi çok daha farklıydı. Türkiye 1983 yılından beri Anuga’ya düzenli olarak katılıyor.

TÜRKİYE, BU YIL ANUGA’NIN “ORTAK ÜLKESİ” OLDU
 
300 bin metrekare sergi alanı olan Köln Fuar Merkezi’ndeki Anuga’ya bu yıl 100’ü aşkın ülkeden 6 bin katılımcı firma yer aldı. Yiyecek ve içecek olarak aklınıza ne  gelirse fuar alanında vardı.

İstanbul Ticaret Odası’nın önderliğinde Türkiye, bu yıl fuarın “ortak ülkesi” oldu. Ortak Ülke tanımı, fuarının lokomotifi sayılıyor. Fuar süresince, ortak ülkenin havası hakim oluyor fuara.

ANUGA 2009’a 113 Türk firması katıldı. 4 ayrı salonda toplam 3141 metrekarelik alanda, Türkiye bir ilk’e imza attı. Beş gün boyunca Tuluyhan Uğurlu Türk firmalarının reyonlarına gelen ziyaretçilere müzik ziyafeti sundu. Halk oyunları ekipleri gösteriler yaptı. Ayrıca Türk Mutfağı’nın lezzetleri ziyaretçilere servis edildi. Anuga’da bu yıl tam anlamıyla Türkiye damgası vardı. Köln Havalimanı’ndan, fuar alanına kadar her yer Türkiye’yi ve Türk ürünlerini tanıtan  pankart ve afişlerle donatılmıştı. Ayrıca fuar katalog, broşür ve ilanlarıyla giriş kartları, biletler ve her türlü tanıtım ürününde Türkiye’nin “Ortak Ülke” olduğu vurgulanıyordu. Hatta yürüyen merdivenlerde bile Türkiye yazıları uzayıp gidiyordu.

Avrupa’da faaliyet gösteren Türk firmalarının neredeyse tamamı gıda sektöründe. Öyle ayaküstü yiyecek sektöründe artık Türk dönerinin üstünlüğü tartışılmaz.
 
TÜRK DÖNERİ AVRUPA’DA FAVORİ YİYECEK
 
Avrupa’da çoğu Almanya’da olmak üzere Türk döneri satan binlerce işyeri var. Örgütlenme gereği de duymuşlar “Avrupa Dönerciler Platformu” adı altında bir dernek kurmuşlar. Bir de “Dönerci Rehberi” hazırlamışlar. Rehber tıpkı bir telefon rehberi gibi. Döner ve kebapla ilgili ne ararsan var.

Avrupa’da 3 milyar Euro’luk döner pazarı bugün Türklerin kontrolünde. Rehberde de, sadece lokantaların değil, seri halde döner üretip dağıtım yapan fabrikaların, döner mangalı, alet ve edevatı üreten atölyelerin adres, telefon ve internet bilgileri bulunuyor.

Fabrikalarda üretilen 20, 30, 50 hatta 50 kilogramlık döner kebap ruloları  lokantalara, ayaküstü bayilere ve köşe başı tezgahlarına ulaştırılıyor. 

HELAL GIDA 
 
Türkiye’de bu konu son yıllarda konuşuluyor ama dünyada neredeyse 60 yıldır gündemde. Dini kurallara göre gıda sertifikasını dünyaya duyuran da Yahudiler.
Musevilik inancını benimseyenler yedikleri ve içtikleri konusunda hassas davranınca “Kosher Gıda” kavramı ortaya çıkmış. Dünyanın hemen her yerinde bu tür sertifikalı ürünler satılıyor. Kesilen hayvanın kanının akıtılması, domuz eti tüketilmemesi gibi özelliklerinden dolayı Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Müslümanlar da “Kosher Gıda” tüketmişler ve tüketiyorlar. Ama Yahudilerin uluslararası anlamda bir sertifikaları var, Müslümanların yok.

Dünyada Müslümanlara yönelik helal gıda pazarının yıllık cirosu 600 milyar Doları aşıyor. Avrupa’da bu pazarın payı yılda 67 milyar Euro. 

Sadece Müslümanlar değil hijyenik gıda arayanlar da helal gıdanın müşterileri artık. Hollanda’da 3 milyar Euro’ya ulaşan bir Pazar olduğunu söylersek işin büyüklüğü anlaşılır.

Avrupa’da helal gıdaya sertifika veren denetim şirketleri var. Almanya’da 13, Hollanda’da 30’un üzerinde şirket sertifika veriyor. Ancak bu şirketlerin, kendi milli şirketlerini kayırdıkları söyleniyor. İslam Kalkınma Teşkilatı Helal Gıda’ya standart getirilmesi için bir çalışma başlatmış. Çalışmaya öncülük eden ise Türk Standartlar Enstitüsü. İki yıl süren çalışmalar sonunda bir taslak hazırlandı. Önümüzdeki yıllarda sertifika sorunun çözüleceğini umuyor helal gıdacılar.

ANUGA 2009’da da Helal Gıda reyonları uzayıp gidiyor. Bu alanda daha çok Mısır, Ürdün ortaklı Avrupalı firmalar göze çarpıyor. Türk firmalar ürettikleri gıdalar konusunda iddialı konuşuyor. ”Bizim üretimimiz zaten helal, kim istiyorsa gelsin tesislerimizi gezsin” diyorlar.

Avrupa’da tüketim eğilimi giderek organik tarım ürünlerine kayıyor. Türkiye organik tarımda da öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Yabancı ortaklı çok sayıda Türk firması var ve üretim yerleri Anadolu toprakları...

Günümüzde üretimden pazarlamaya kadar uzanan zincirde artık tüketici istekleri ön planda. Tüketici ne derse, ne isterse o oluyor. Fuarlar tüketici eğilimlerini ortaya çıkartan önemli mekanlar. Anuga’da gıda sektörünün en güçlü zemini. Burada bayrak dalgalandırmak, hele “Ortak Ülke” olarak damgasını vurup bayrağı dalgalandırmak önemliydi ve bu başarıldı.

Cengiz Erdil

erdilcengiz@gmail.com

Yazarın sitede yer alan tüm yazıları


Yorumlar

Bu Yazıya Yorum Eklenmemiştir. İlk yorum yazan siz olun