Son Yazıları : | Büyükada’da bir at öldü | Bir “Issız ada” denemesi | Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri |
Kitap okuma oranı neden düşük?
Her ders yılı başında ülkemizde okuma oranının düşüklüğü konusunda raporla yayınlanır. Okullarının açılmasına yakın bir zamanda neden yayınlanır bu raporlar, anlamam. Sanki kitap okumak bir ödev, bir dersmiş gibi...
Oysa kitap okumak bir yaşam biçimidir. Yedi-sekiz yıl önce ağır hastalıkla mücadele eden bir Uzakyol Kaptanı ağabeyimi ziyaretine gittim, kitap okuyordu, öleceğine değil, kitaplardan ayrılacağına üzülüyordu. Deniz haberleri ve program yaparken hep danıştığım bir ağabeyimdi. O’nu hiç unutamayacağımı bu ziyaretimde anladım, gözümde daha da büyüdü. Artık O’nun adını taşıyan bir şehir hatları vapuru var: Gündüz Aybay…
Aynı zamanda deniz hukukçusuydu. Her kitabı okurdu Gündüz Ağabey. Adı gibi aydınlıkların adamıydı. Kitabı yazarına, çizerine göre sınıflandırmanın yanlış olduğunu öğrendiğim değerli insanlarından biriydi Gündüz Aybay.
O günkü sohbetimiz dün gibi aklımda: ''Her şeyi okurum, her konuda bir fikrim var. Ama uzmanlığım, gemi kullanma ve deniz hukukudur'' demişti. Neyse karanlığın nasıl alt edileceğini bilen insanlarımızdandı Gündüz Ağabey. Edindiği bilgi ve deneyimleri hep paylaştı.
Ders yılı geldi yine aynı raporlar gündemde. Öğretmen Sendikaları, Üniversiteler ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın ülkemizdeki okuma alışkanlığı konusunda hazırladığı raporlar neredeyse aynı. Türkiye’de televizyon izleme süresi dört saate çıkmış Amerika Birleşik Devletleri ile aynı seviyeye gelmişiz. (Bu ülke damgalı kültür mühendislerimiz sevinebilirler. Amerikalıları nihayet bu alanda yakaladık!)
Bir Norveçli Kitaba yılda 137 dolar harcarmış. Türk ise kitap için yalnızca 0.45 dolar harcıyormuş. Yani bir dolar bile değil. (İtiraz sesleri duyuyorum. Norveç soğuk yer. Ya kitap okuyacak ya da…)
Soğuk, sıcak fark etmez, mesela Japonlar ayakta bile kitap okuyorlarmış. Hatta geliştirdikleri tekniğe isim bile bulmuşlar. ''Taşiyomi''. Türkiye’de ise bazıları gerçekten kitap alır, evinde de bir kitaplığı vardır, ama okumaz. Yani kitabı bir ev ve büro aksesuarı olarak kullanan bir milletin evlatlarıyız.
Peki insanlarımız kitap okumuyor, bunun sorumlusu sadece onlar mı?
Aradan 29 yıl geçti. Genç nesil bilmez. 12 Eylül 1980’de evlerin bacalarından dumanlar yükseliyordu. Ne kar vardı, ne de yağmur. Ama bazı evlerin bacalarından duman tütüyordu, bahçelerde aceleyle çamaşır kazanları kurulmuş, harıl harıl yanıyordu. Ne odun, ne de kömür... Kitaplar yakılıyordu cayır cayır... Anne ve babalar, korku içinde ellerine yazılı ne geçirdilerse yakıyorlardı. Bir arkadaşım fırtına geçtikten sonra, ders kitaplarının bile yanlışlıkla yakıldığını söylemişti.
Korku yıllarıydı o yıllar... Türkiye böyle yıllar çok geçirdi. Her 10 yılda bir kitaptan korkulan bir devir yaşadı bu ülke. Zaten yazarların yolu cezaevinden geçiyordu mutlaka. Bir kitaptan korktular, bir de kitapların içindeki solgun karanfillerden...
Bir toplumun yaşadığı travmayı atlatması yıllar alıyormuş. Halkın kitap okumamasından yakınanlar tali bir neden belki ama, bunun üzerinde de dursalar iyi olur… Önce kitaplara gölgesi düşen öcüleri kovalım…
Cengiz Erdil
erdilcengiz@gmail.com
Yazarın sitede yer alan tüm yazıları
- Büyükada’da bir at öldü 05.09.2010
- Bir “Issız ada” denemesi 29.08.2010
- Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri 23.08.2010
- İstanbul'da deprem olacak 15.08.2010
- Tuzla tersaneleri kalıcı mı gidici mi? 06.08.2010
- İstanbul Meydanları 03.08.2010
- Güllük Körfezi'nden notlar...(Balık çiftlikleri, yabancıya konut ve organik ürünler üzerine) 27.07.2010
- Darüşşafaka'nın tarihi binası kent müzesi olmalı 20.07.2010
- Öğrenci ödevleri 15.07.2010
- İstanbul bir gün, "çaat diye çatlayacak!" 10.07.2010
- Petrol imparatorları Boğazları ne kadar önemsiyor? 02.07.2010
- Kültür başkentinde havadan görüntüler 26.06.2010
- Yazıklar olsun! 20.06.2010
- Soysuz bir kenti soylulaştırmak! 13.06.2010
- Türkiye'deki Avrupalı göçmenler 11.06.2010
- İstanbul'un iki köyü: Garipçe ve Poyraz... 08.06.2010
- Geleceğin kentleri 05.06.2010
- Kara Afrika'daki kara Türkler 04.06.2010
- Yüzyılın golünü yediniz..“Geçmiş Olsun” 31.05.2010
- DİREN-İŞÇİ… 28.05.2010
- Bir ortak akıl: "Küresel İlkeler Sözleşmesi" 24.05.2010
- Bir Anadolu efsanesi: "Şenol Güneş" 20.05.2010
- Marmara Denizi ağlıyor 12.05.2010
- Kültür Başkenti İstanbul'da Japonya yılı 08.05.2010
- Topkapı Sarayı'nda bir Pazar günü 05.05.2010
- Bu alan 1 Mayıs alanı 02.05.2010
- Türkiye'nin seri katilleri de sınıfta kalıyor! 29.04.2010
- Lüfer için imza kampanyası varmış 22.04.2010
- Saraybosna geleceğini arıyor 15.04.2010
- Bir yazılım ustası: Ali Murat Erkorkmaz 08.04.2010
- KKTC'de yatırım yapmak 03.04.2010
- İstanbul mutfağı 26.03.2010
- Gergin toplum hastalığı: "Kutuplaşma" 20.03.2010
- İkinci Abdülhamit'in fotoğraf albümleri 14.03.2010
- Motosiklet Tutkusu 02.03.2010
- Dedeman ödüllerine farklı bir bakış... 27.02.2010
- Denizleri sevmekle başladı herşey 23.02.2010
- Eğlence sektörü nereye koşuyor? 18.02.2010
- Yıldız Sarayı'nda bir "yıldız" (IRCICA Kütüphanesi) 13.02.2010
- Kazananlar bu Tivi'yi izliyor ya kaybedenler! 06.02.2010
- Türk döneri Amerikan hamburgerine karşı 30.01.2010
- "Üçüncü göz": kameramanlar 23.01.2010
- Sessiz ve derinden, bir "Sedat Abayoğlu" Öyküsü 16.01.2010
- Kültür Başkenti'nin çocukları uyuyor..."Uyandırın" 06.01.2010
- Tüp bebek uygulamasında erkek tarafı 31.12.2009
- Turizmcilerle Kastamonu yollarında.... 21.12.2009
- Karadeniz'de betondan vadiler 07.12.2009
- Salına salına gelen karbon, salına salına gider mi? 26.11.2009
- İki anıt: Halil İnalcık ve Burhan Doğançay 18.11.2009
- Bir Kültür Fotoğrafçısı 13.11.2009
- Gökova Körfezi'nde Orkinos Sürülerinin Peşinde 03.11.2009
- At, Ok-Yay ve Sivas 24.10.2009
- Anuga'ya Türkiye damgası 16.10.2009
- Bu nasıl bir hayat? 12.10.2009
- Didim-Bodrum arası 04.10.2009
- Kitap okuma oranı neden düşük? 27.09.2009
- Sıradan bir bayram yazısı (''Ekip'' üzerine aforizmalar) 18.09.2009
- İstanbul'u sel aldı 11.09.2009
- Albümdeki balıklar 04.09.2009
- İstanbul'da boş yer çok! 29.08.2009
- Türkiye üzerine yazan ilk Amerikalı 22.08.2009
- İşsiz tiryakinin çeşitli kampanyalar eşliğinde İstanbul turu 13.08.2009
- Güllük Körfezi'nde neler oluyor? 07.08.2009
- ''G'' Noktası ve daha ilerisi 30.07.2009
- Gökova İzlenimleri -2- 26.07.2009
- Gökova İzlenimleri -1- 19.07.2009
- ''Boğaziçi'ndeki Almanya'' 15.07.2009
- Bir Portre: ''Necmettin Bitlis'' 13.07.2009
- Dolmuş kuyruğunda 10.07.2009
- Boğaz'ın köprülü öyküsü 05.07.2009
- Derin erkek sessizliği 01.07.2009
- UNESCO Türkiye'den ne istiyor ? 28.06.2009
- Anadolu Yakası'nın da nurtopu gibi bir Gökkafes'i oldu ! 23.06.2009
- İstanbul Boğazı üzerine 17.06.2009
- İstanbul'dan bir yol izlenimi 12.06.2009
- Kıbrıs izlenimleri 08.06.2009



































