Son Yazıları : | Bir Bono vardı; çek -senet oldu! | Büyükada’da bir at öldü | Bir “Issız ada” denemesi |
İstanbul'da boş yer çok!
90’lı yılların başında bir grup gencin oluşturduğu “Vitamin”, çıkardığı albümle ortalığı sarsmıştı...
Özellikle İstanbul’da oluşan garip kent kültürüyle dalgasını geçen albüm ilk ve son oldu Kara mizah dolu şarkıların, türkülerin yer aldığı böylesine albüm bir daha piyasada görülmedi. Grubu oluşturan gençler de kendi yollarını çizdiler ve dağıldılar... Bu albümde İstanbul anlatılırken bir dize aklımdan hiç çıkmadı... İstanbul’a göçü anlatan hiciv dolu şarkının bir yerinde şöyle deniyordu “Boş yer hala var burada”.
“Boş Yer Hala Var Burada”. Bu şarkı dizesi İstanbul’un kuzey ormanlarında, su alanlarındaki tabelaları süsleyecek yakında... “Buyurun, boş yer var, sizi de bekleriz”. Mesela üçüncü köprü manzaralı, yeni otoyol görüşlü alanlarda iş merkezleri, yeşilsiz konutlar göreceğiz. Çok değil beş yıl içinde yeni kentler yükselecek buralarda... köyler, ilçe olacak... İstanbul’un ilçe sayısı 100’ü geçecek. Artık önce övünür, sonra da dövünür müsünüz? Bilemem...
Bizim yöneticilerimizin ve iş dünyamızın anlayışı “eser” bırakmaktır. Yaptıkları eserlerle övünürler, bakıla bakıla bıkılan binalardır eser dedikleri de...
Şimdi İstanbul’a yeni eserler dönemi geliyor. Eserler kimleri esir alacak göreceğiz!
İstanbul’a üçüncü köprü yapılırsa kentin nüfusu 20 milyona çıkacakmış. 20 milyon! İnanılmaz bir rakam. Bu kadar ekmek, bu kadar litre su. Afedersiniz günde milyonlarca def-i hacet, nereden gelecek, nereye gidecek?…
Ama boş yerler var... Lütfen gelin doldurun!
Mimarlar Odası’nın araştırmasına göre, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün geçtiği yerlerde nüfus ortalama yüzde 2 bin’in üzerinde artmış... 1988’de 2 bin nüfusu olan bir köyde şimdi 80 bin kişi yaşıyor. Bostan olan yerler sitelerle kaplandı. Hayvancılık yapılan alanlar bile vardı Anadolu Yakası’nda. Mesela Ataşehir’in olduğu yerde 70’li yıllarda, “domuz çiftliği” bulunuyordu.
Köyler ilçe, ilçeler il oldu İstanbul’da. Pendik çok değil 70’li yılların başına kadar küçük bir balıkçı beldesiydi. Şimdi Anadolu’daki pek çok kentden fazla nüfusu barındırıyor.
İstanbul’un tarihine bakarsak, her dönemde büyüklük ölçüsünü aşmış. Dönemine göre Metropol sınırlarını zorlamış. Yedi tepe üzerine kurulu kent, Ortaçağ’ın da büyük kentleri arasındaydı. Yeniçağ’ın da... Bilişim Çağı denen bu dönemde de insan dolu insansız apartmanlar yığını haline geldi.
Laf aramızda dünyada nüfus sayımı en geç yapılan kentlerdendir İstanbul. Kentin nüfusu Cumhuriyet döneminde de tam anlamıyla söylenemedi. 1950’da nüfusu ortalama iki buçuk milyondu. 1980’de ortalama beş milyon. 2 binli yıllarda ortalama 10 milyon. Hep rakamlar aşağı yukarıdır. Son sayımda da unutulan konutlar, sayılamayan mahalleler olduğu iddia edildi.
Bir gariptir benim İstanbul’um... Köy adını taşıyan yerleşim yerleri, gerçekten köy olan apartman siteleri vardır. Ne onlar İstanbul’da olduğunun farkında. Ne de İstanbul onların farkında. Sayılsa ne olur, sayılmasa ne olur...
Yenikapı’daki Marmaray kazıları sırasında ortaya çıkan antik eserler, İstanbul’un tarihini çok gerilere attı. Kentin yeraltı katmanlarında kim bilir ne yapılar ne eserler var. Kentin eski insanlarının da yenilerinden farkı yokmuş. Kent katlana katlana bugünlere gelmiş! Tarihi Truva gibi belki de, yedi kez kurulmuş, yedi katlı bir kent burası.
Korkumuz şu. İstanbul’un altındaki fay üretse üretse 7’nin üzerinde bir deprem üretir. Bu yüzlerce atom bombası demek. Kentin bir bölümünü yok eder, tamamını değil. Ama bu kentin üstünde insan eliyle kurulan fay asıl yok oluşu getirecek.
Eğer binlerce yıl sonra İstanbul’da (küresel ısınma yüzünden Dünya batmaz ise) kazı yapanlar, Boğaz’ın köprülerle nasıl kapandığını gösteren bulgulara ulaşacaklar. Belki de metal bir kutu içinde şöyle bir yazıt bulacaklar.
“Dünya yılı 3999. Anadolu’daki son kişi de az önce İstanbul’a geldi! Kentte hala boş yer var”
Cengiz Erdil
Yazarın sitede yer alan tüm yazıları
- Bir Bono vardı; çek -senet oldu! 09.09.2010
- Büyükada’da bir at öldü 05.09.2010
- Bir “Issız ada” denemesi 29.08.2010
- Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri 23.08.2010
- İstanbul'da deprem olacak 15.08.2010
- Tuzla tersaneleri kalıcı mı gidici mi? 06.08.2010
- İstanbul Meydanları 03.08.2010
- Güllük Körfezi'nden notlar...(Balık çiftlikleri, yabancıya konut ve organik ürünler üzerine) 27.07.2010
- Darüşşafaka'nın tarihi binası kent müzesi olmalı 20.07.2010
- Öğrenci ödevleri 15.07.2010
- İstanbul bir gün, "çaat diye çatlayacak!" 10.07.2010
- Petrol imparatorları Boğazları ne kadar önemsiyor? 02.07.2010
- Kültür başkentinde havadan görüntüler 26.06.2010
- Yazıklar olsun! 20.06.2010
- Soysuz bir kenti soylulaştırmak! 13.06.2010
- Türkiye'deki Avrupalı göçmenler 11.06.2010
- İstanbul'un iki köyü: Garipçe ve Poyraz... 08.06.2010
- Geleceğin kentleri 05.06.2010
- Kara Afrika'daki kara Türkler 04.06.2010
- Yüzyılın golünü yediniz..“Geçmiş Olsun” 31.05.2010
- DİREN-İŞÇİ… 28.05.2010
- Bir ortak akıl: "Küresel İlkeler Sözleşmesi" 24.05.2010
- Bir Anadolu efsanesi: "Şenol Güneş" 20.05.2010
- Marmara Denizi ağlıyor 12.05.2010
- Kültür Başkenti İstanbul'da Japonya yılı 08.05.2010
- Topkapı Sarayı'nda bir Pazar günü 05.05.2010
- Bu alan 1 Mayıs alanı 02.05.2010
- Türkiye'nin seri katilleri de sınıfta kalıyor! 29.04.2010
- Lüfer için imza kampanyası varmış 22.04.2010
- Saraybosna geleceğini arıyor 15.04.2010
- Bir yazılım ustası: Ali Murat Erkorkmaz 08.04.2010
- KKTC'de yatırım yapmak 03.04.2010
- İstanbul mutfağı 26.03.2010
- Gergin toplum hastalığı: "Kutuplaşma" 20.03.2010
- İkinci Abdülhamit'in fotoğraf albümleri 14.03.2010
- Motosiklet Tutkusu 02.03.2010
- Dedeman ödüllerine farklı bir bakış... 27.02.2010
- Denizleri sevmekle başladı herşey 23.02.2010
- Eğlence sektörü nereye koşuyor? 18.02.2010
- Yıldız Sarayı'nda bir "yıldız" (IRCICA Kütüphanesi) 13.02.2010
- Kazananlar bu Tivi'yi izliyor ya kaybedenler! 06.02.2010
- Türk döneri Amerikan hamburgerine karşı 30.01.2010
- "Üçüncü göz": kameramanlar 23.01.2010
- Sessiz ve derinden, bir "Sedat Abayoğlu" Öyküsü 16.01.2010
- Kültür Başkenti'nin çocukları uyuyor..."Uyandırın" 06.01.2010
- Tüp bebek uygulamasında erkek tarafı 31.12.2009
- Turizmcilerle Kastamonu yollarında.... 21.12.2009
- Karadeniz'de betondan vadiler 07.12.2009
- Salına salına gelen karbon, salına salına gider mi? 26.11.2009
- İki anıt: Halil İnalcık ve Burhan Doğançay 18.11.2009
- Bir Kültür Fotoğrafçısı 13.11.2009
- Gökova Körfezi'nde Orkinos Sürülerinin Peşinde 03.11.2009
- At, Ok-Yay ve Sivas 24.10.2009
- Anuga'ya Türkiye damgası 16.10.2009
- Bu nasıl bir hayat? 12.10.2009
- Didim-Bodrum arası 04.10.2009
- Kitap okuma oranı neden düşük? 27.09.2009
- Sıradan bir bayram yazısı (''Ekip'' üzerine aforizmalar) 18.09.2009
- İstanbul'u sel aldı 11.09.2009
- Albümdeki balıklar 04.09.2009
- İstanbul'da boş yer çok! 29.08.2009
- Türkiye üzerine yazan ilk Amerikalı 22.08.2009
- İşsiz tiryakinin çeşitli kampanyalar eşliğinde İstanbul turu 13.08.2009
- Güllük Körfezi'nde neler oluyor? 07.08.2009
- ''G'' Noktası ve daha ilerisi 30.07.2009
- Gökova İzlenimleri -2- 26.07.2009
- Gökova İzlenimleri -1- 19.07.2009
- ''Boğaziçi'ndeki Almanya'' 15.07.2009
- Bir Portre: ''Necmettin Bitlis'' 13.07.2009
- Dolmuş kuyruğunda 10.07.2009
- Boğaz'ın köprülü öyküsü 05.07.2009
- Derin erkek sessizliği 01.07.2009
- UNESCO Türkiye'den ne istiyor ? 28.06.2009
- Anadolu Yakası'nın da nurtopu gibi bir Gökkafes'i oldu ! 23.06.2009
- İstanbul Boğazı üzerine 17.06.2009
- İstanbul'dan bir yol izlenimi 12.06.2009
- Kıbrıs izlenimleri 08.06.2009



































