Son Yazıları : | Bir Bono vardı; çek -senet oldu! | Büyükada’da bir at öldü | Bir “Issız ada” denemesi |
Dolmuş kuyruğunda
İstanbul 60’lı yıllarda tanıştı minibüslerle. Köyden kente göcün hikayesini, varoşların oluşumunu uzun uzun anlatmaya gerek yok. Köylerdeki romorkörlü traktörün kent içinde dolaşıp duranına dolmuş denebilir efendim. Orada tarladan eve, burada işyerinden eve... Pek fark etmiyor …
Dolmuş adını da dünyaya ilk biz duyurduk… Kent literatürüne “dolmuş” adını biz soktuk… Mesela New york’da bir Türk’ün dolmuş sistemini devreye koyduğunu meraklılar hatırlar… dolmuşlarda,eskiden muavin de vardı… şimdi muavinliği ön taraftaki yolculardan biri yapıyor…
Filmini gördük. Çiçek Abbas bir muavindi, şöförlüğü yükselmek için ciddi bir sınıf mücadelesi verdi. Muavin sınıf atlayınca, camia belki bunu kabullenemedi. O sınıfı ortadan kaldırıverdi. Minibüs şarkıları türküleri bir zamanlar küçümsenirdi şimdi beş yıldızlı gece kulüplerinde çalınıyor…kent kültürüne o kadar egemen oldu. Yani yapma çiceklerle, şarkıcı, türkücü fotoğraflarıyla süslü, özlü sözlerin yazılı olduğu minübüsler çoğunluktaydı bir zaman. Minibüse binen,indiğinde derin bir kültür şokuyla sarsılırdı. Ben “ Dal kırıldı bir defa, tamiri yapılmıyor” sözünü unutamam.
Neyse minibüslerle ilgili sayfalar dolusu hikaye var…
Gel zaman git zaman bu dolmuşlar, hem kent trafiğinde, hem kent ekonomisinde önemli bir güç oldular. Minibüs Dernekleri federasyon çatısı altında toplandı... Güçlü lobileri var. Parasal güçleri çok fazla… (minibüs sahipleri ve sürücülerinin fiziki güçleri de bazı olaylarda kanıtlanmıştır)
Kentin önce yeni yeni oluşan semtleri arasında başlayan dolmuşçuluk, daha sonra ana yollara yayıldı, yetmedi turistik geziler bile dolmuşlarla yapılır oldu… Durakları var ama buralarda koltuklar dolar,sonra güzergahlarında kimi görürlerse toplarlar, dolar, dolar dolmuş olur.
Minibüs sürücülerine göre: ''insanın olduğu her yer duraktır … ve ''ördekleri toplama'' gibi felsefi bir deyimi Türkçeye kazandıran onlar olmuştur.
Artık İstanbul’da kentiçi ulaşımında payları hayli fazla olan dolmuşlara herhalde yol görünüyor..Bazı hatlar iptal ediliyor…Metro,metrobüs hatlarında işler artık eskisi gibi değil… ve dolmuşlara son günlerde sıkı bir denetim var. Anadolu Yakası’nda E-5’de ayakta yolcu alan dolmuşlara para cezası uygulanıyor.. Konuştuğum sürücüler, ''kriz yüzünden abi… devlette para kalmadı bizden çıkarıyor '' , ''yolcuları İETT otobüslerine çekmek için yapılıyor bu işler'' diyorlar.
Dolmuşlar yolcu almayınca İETT otobüslerine ilgi arttı.. ama,minübüs sürücüsü için her yer duraksa,İETT sürücüsü için de “bir başlangıç bir de son var” her halde. Onlar çoğu zaman duraklarda durmuyor bile.
E-5 rotalı Sabiha Gökçen Havalimanı, Tuzla ve Pendik kalkışlı otobüslerin çoğu dolu olsun boş olsun eğer inecek yolcu yoksa, durak “es” geçiliyor.
Bu İstanbul trafiğini düzeltecek kent yönetici herhalde Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı gerçekleştiren kahraman komutanlar gibi tarihte yeralacak..
Minibüsü ayrı bir dert… Otobüsü ayrı bir dert… Şu metro inşaatları, Marmaray bitse de kurtulsak bu dertlerden… Sizlerle paylaşayım dedim efendim...
Cengiz Erdil
Yazarın sitede yer alan tüm yazıları
- Bir Bono vardı; çek -senet oldu! 09.09.2010
- Büyükada’da bir at öldü 05.09.2010
- Bir “Issız ada” denemesi 29.08.2010
- Çilesi bitmeyen halk: Ahıska Türkleri 23.08.2010
- İstanbul'da deprem olacak 15.08.2010
- Tuzla tersaneleri kalıcı mı gidici mi? 06.08.2010
- İstanbul Meydanları 03.08.2010
- Güllük Körfezi'nden notlar...(Balık çiftlikleri, yabancıya konut ve organik ürünler üzerine) 27.07.2010
- Darüşşafaka'nın tarihi binası kent müzesi olmalı 20.07.2010
- Öğrenci ödevleri 15.07.2010
- İstanbul bir gün, "çaat diye çatlayacak!" 10.07.2010
- Petrol imparatorları Boğazları ne kadar önemsiyor? 02.07.2010
- Kültür başkentinde havadan görüntüler 26.06.2010
- Yazıklar olsun! 20.06.2010
- Soysuz bir kenti soylulaştırmak! 13.06.2010
- Türkiye'deki Avrupalı göçmenler 11.06.2010
- İstanbul'un iki köyü: Garipçe ve Poyraz... 08.06.2010
- Geleceğin kentleri 05.06.2010
- Kara Afrika'daki kara Türkler 04.06.2010
- Yüzyılın golünü yediniz..“Geçmiş Olsun” 31.05.2010
- DİREN-İŞÇİ… 28.05.2010
- Bir ortak akıl: "Küresel İlkeler Sözleşmesi" 24.05.2010
- Bir Anadolu efsanesi: "Şenol Güneş" 20.05.2010
- Marmara Denizi ağlıyor 12.05.2010
- Kültür Başkenti İstanbul'da Japonya yılı 08.05.2010
- Topkapı Sarayı'nda bir Pazar günü 05.05.2010
- Bu alan 1 Mayıs alanı 02.05.2010
- Türkiye'nin seri katilleri de sınıfta kalıyor! 29.04.2010
- Lüfer için imza kampanyası varmış 22.04.2010
- Saraybosna geleceğini arıyor 15.04.2010
- Bir yazılım ustası: Ali Murat Erkorkmaz 08.04.2010
- KKTC'de yatırım yapmak 03.04.2010
- İstanbul mutfağı 26.03.2010
- Gergin toplum hastalığı: "Kutuplaşma" 20.03.2010
- İkinci Abdülhamit'in fotoğraf albümleri 14.03.2010
- Motosiklet Tutkusu 02.03.2010
- Dedeman ödüllerine farklı bir bakış... 27.02.2010
- Denizleri sevmekle başladı herşey 23.02.2010
- Eğlence sektörü nereye koşuyor? 18.02.2010
- Yıldız Sarayı'nda bir "yıldız" (IRCICA Kütüphanesi) 13.02.2010
- Kazananlar bu Tivi'yi izliyor ya kaybedenler! 06.02.2010
- Türk döneri Amerikan hamburgerine karşı 30.01.2010
- "Üçüncü göz": kameramanlar 23.01.2010
- Sessiz ve derinden, bir "Sedat Abayoğlu" Öyküsü 16.01.2010
- Kültür Başkenti'nin çocukları uyuyor..."Uyandırın" 06.01.2010
- Tüp bebek uygulamasında erkek tarafı 31.12.2009
- Turizmcilerle Kastamonu yollarında.... 21.12.2009
- Karadeniz'de betondan vadiler 07.12.2009
- Salına salına gelen karbon, salına salına gider mi? 26.11.2009
- İki anıt: Halil İnalcık ve Burhan Doğançay 18.11.2009
- Bir Kültür Fotoğrafçısı 13.11.2009
- Gökova Körfezi'nde Orkinos Sürülerinin Peşinde 03.11.2009
- At, Ok-Yay ve Sivas 24.10.2009
- Anuga'ya Türkiye damgası 16.10.2009
- Bu nasıl bir hayat? 12.10.2009
- Didim-Bodrum arası 04.10.2009
- Kitap okuma oranı neden düşük? 27.09.2009
- Sıradan bir bayram yazısı (''Ekip'' üzerine aforizmalar) 18.09.2009
- İstanbul'u sel aldı 11.09.2009
- Albümdeki balıklar 04.09.2009
- İstanbul'da boş yer çok! 29.08.2009
- Türkiye üzerine yazan ilk Amerikalı 22.08.2009
- İşsiz tiryakinin çeşitli kampanyalar eşliğinde İstanbul turu 13.08.2009
- Güllük Körfezi'nde neler oluyor? 07.08.2009
- ''G'' Noktası ve daha ilerisi 30.07.2009
- Gökova İzlenimleri -2- 26.07.2009
- Gökova İzlenimleri -1- 19.07.2009
- ''Boğaziçi'ndeki Almanya'' 15.07.2009
- Bir Portre: ''Necmettin Bitlis'' 13.07.2009
- Dolmuş kuyruğunda 10.07.2009
- Boğaz'ın köprülü öyküsü 05.07.2009
- Derin erkek sessizliği 01.07.2009
- UNESCO Türkiye'den ne istiyor ? 28.06.2009
- Anadolu Yakası'nın da nurtopu gibi bir Gökkafes'i oldu ! 23.06.2009
- İstanbul Boğazı üzerine 17.06.2009
- İstanbul'dan bir yol izlenimi 12.06.2009
- Kıbrıs izlenimleri 08.06.2009
Yorumlar
Kaldırdılar bazı minibüs hatlarını, tek vesaitle gidemez olduk bir yerlere. Doğru düzgün otobüs seferi koysalar bari. Bir otobüsü kaçırdın mı bir sonrakini beklemek çile. Yazık saatlerce otobüs beklemek zorunda kalan İstanbullu'ya.



































