Ana Sayfa | İletişim
cam ekran haber portalı

İstanbul Boğazı üzerine

İstanbul Boğazı üzerine

 

28 Mayıs 2009... Bulgaristan’dan İzmit Körfezi’ne giden kuru yük gemisi Yeniköy’de karaya oturdu. Bazı yalıların dalgakıranları zarar gördü...

10 Haziran 2009... Ukrayna’dan demir getiren kuru yük gemisi Arnavutköy açıklarında dümeni kilitlendi... Neredeyse Galatasaray Adası’na çarpıyordu...

16 Haziran 2009... İsrail’den Ukrayna’ya giden boş kuru yük gemisi Anadolu Hisarı önlerinde dümeni kilitlendi ve karaya oturdu… Yalılar yine tehlike atlattı...

İstanbul Boğazı’nda 20 gün içinde üçüncü kaza bu...

Kaza geçiren üç gemi de kuru yük gemisi... Maazallah, kimyasal madde taşıyor olsaydı… Unutmayın Karadeniz’de kıyısı bulunan tüm ülkeler aklınıza gelecek tüm maddeleri boğazdan geçiriyor... Klor, sülfür, benzin, mazot, ham petrol... Her madde boğazlardan kontrolsüz geçebilir…

Çünkü uluslararası anlaşmalar onlara bu hakkı veriyor… Hemen belirtelim...1 Temmuz 1936 tarihli Montrö Anlaşması Türkiye’ye de önemli haklar veren bir anlaşma… Boğazlarda Türk hükümranlığını sağlanan bir anlaşma bu… 

Bu anlaşmayı “çağa uyduralım” diyen dış destekli seslere kulak vermeyin… Türkiye bu hakkını tartışmaya açarsa diplomasi kulvarında çok şey kaybeder…

Bugün İstanbul ve Çanakkale Boğazlarıyla Marmara Denizi, Uluslararası Denizcilik tanımlamasında, TÜRK BOĞAZLAR BÖLGESİ olarak geçiyor.

Bizim konumuz şimdi İstanbul Boğazı... Çok sayıda keskin dönüşleriyle kurt kaptanların bile korkulu rüyası... 700 ile 500 metre arasında değişen genişliğe sahip ve 31 kilometre uzunluğunda... Gemiler geçiş sırasında en az 12 kez yer yer 80 dereceye varan rota değişikliği yapıyor.

Kış aylarında da yağmur, kar ve Marmara’nın ünlü sisi de gemi geçişlerini zorlaştırıyor...

İstanbul Boğazı 'yedi tepeli' kentin bir nehri adeta... Boğaz, UNESCO’ya göre bir dünya mirası ve bu miras, başka mirasları içinde barındıran uygarlıklar kenti İstanbul’u ikiye bölerken tehlikelere de ev sahipliği yapıyor. Çok değil 50 yıl önce boyu 50 metreyi geçen bir gemi geçtiğinde bayram yapılan İstanbul’da bugün inanılmaz bir gemi trafiği var… 

İstanbul Boğazı otoyol gibi

Boğaz'dan transit geçen gemilerin yanı sıra günlük tekne ve vapur hareketin sayısı 2 bin 500’ü aşıyor. Boğazdan geçen petrol tankerleri ve diğer tehlikeli yük taşıyan gemilerin sayısı özellikle son yıllarda yüzde 90 arttı... 1996 yılında Türk Boğazlar Bölgesi’nden geçen tehlikeli yük taşıyan gemi sayısı 4 bin 500 civarındaydı… Bu sayı son yıllarda 2 buçuk misli arttı.

Türkiye boğazlarda gemi trafiğini düzenleyen tüzüğü 1994 yılında değiştirdi... Gemi seyri belli bir düzene alındı… Ama boğazlar için asıl devrim 1 Temmuz 2003’te oldu… Türk Boğazlar Bölgesi "radar gözetim ağı" sistemine kavuştu…

O tarihten bu yana boğazlarda büyük kaza olmadı

1980 yılında Independenta, 1994’te Ship Broker tankerlerinin yol açtığı büyük kazalar, koyun yüklü Ravilyon adlı geminin battığı kazalar İstanbul tarihinde yeralıyor... Artık böyle faciaların yaşanmaması en büyük dileğimiz…

Boğazlarda gemilerin rotaları, geçiş yapan gemiler arasındaki mesafe, radar gözetim ağıyla izleniyor… Ama gemilerin makine aksamı kontrolü ne yazık ki yapılamıyor.

Ekonomik kriz sektörü vurunca...

Küresel kriz nedeniyle yük gemilerinin bakımı yapılamıyor... Bakımı yapılmayan gemi boğaz geçişi sırasında sık sık rota değiştirdiği için zorlanıyor… Dümeni de bu yüzden kilitleniyor…

Ortalama yaşı 15’in üzerinde olan gemiler adeta bir cephaneliğe dönüyor… Denizcilik çevreleri, bu gemilerin mutlaka kontrollü olarak boğaz geçişi yapması gerektiğini belirtiyor..

İstanbul’u asıl kurtaracak projelerde gelince... Zonguldak-Filyos’a yapılacak demir ve karayolu bağlantılı uluslararası liman ve Samsun-Ceyhan arasındaki petrol ve doğalgaz boru hattı, kent üzerindeki gemi  trafiğini önemli ölçüde azaltacak...

Bu projeler hayata geçtiği takdirde İstanbullular işte asıl o zaman rahat bir nefes alacak…

erdilcengiz@gmail.com

 

Yazarın sitede yer alan tüm yazıları


Yorumlar

Bu Yazıya Yorum Eklenmemiştir. İlk yorum yazan siz olun