Ana Sayfa | İletişim
cam ekran haber portalı

Kıbrıs izlenimleri

Kıbrıs’ta sonu gelmeyen müzakereler yine başladı… Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde  iki toplum arasındaki  görüşmeler artık heyecanını kaybetmiş görünüyor. Kuzey Kıbrıs’ın şimdi derdi başka... İş, aş Türkiye’de olduğu gibi Ada’da da en büyük sorun… Ve ekonomik sorunların yanı sıra çevre sorunlarıyla da boğuşuyor yavru vatan… Bu sonuca nereden vardık?.. Bir seminer için Lefkoşa’nın yolunu tuttuk, eski–yeni politikacılar ve halkla yaptığımız görüşmelerle Ada’nın bir fotoğrafını çekmeye çalıştık... Ekonomi ve Politika Araştırma Merkezi ile Yakın Doğu Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenlendiği “Gizli Kuşatılmışlık: Kuzey Kıbrıs” konulu konferansı izlemek üzere Lefkoşa’daydık. Bir Kıbrıs Türk’ü olan ve dünya çapında bir bilim adamı olarak pek çok uluslararası sorunda, özellikle Bosna ve Kosova’daki politik psikolojik davranışlar konusunda danışmanlık görevi üstlenen Profesör Vamık Volkan yönetti konferansı… 

Konferansta Dünya devletleri tarafından tanınmayan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, siyasi ve psikolojik  bir abluka altında yaşarken, insanların sıkıntı ve gerginliklere göre geliştirdikleri davranış biçimleri tartışıldı... Ayrıca, Kuzey Kıbrıslı Türklerle Türkiyeli göçmenlerin aralarındaki sorunlar, sosyolojik fark, arazi ve konutları sahiplenmeme durumu ele alındı… Tabii sahiplenmemenin ortaya çıkardığı sorun gözler önünde... Bakımsız binalar, onarılmayan tarihi yapılar ve değerlendirilemeyen araziler, bağlar, bahçeler…Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin en çalkantılı döneminde, en sıkıntılı yıllarında 14 yıl Dışişleri Bakanlığı yapan Kenan Atakol ile bu konferansa karşılaştık... Kıbrıs’ın yetiştirdiği zarif ve bilge bir devlet adamı olan Atakol, konferansın da bize göre yıldızıydı... Konferansa Kuzey Kıbrıs’ta kimlik arayışı damgasını vurdu... Bugünlerde dışarıdan dayatılan bir tartışma var Kuzey Kıbrıs’ta… Türk tarafı, Türkçe konuşan Kıbrıslı, Kıbrıslı ve Kıbrıs Türk'ü gibi tanımlarla karşı karşıya… Kenan Atakol, “ben önce Türk'üm sonra Kıbrıslıyım” dedi ve tartışmaya noktayı koydu… Artık diplomasi labirentinde gezinmeyi bırakan Kenan Atakol kendisini çevre sorunlarıyla boğuşmaya adamış… Konferans sırasında bir köşeye çekildik ve Atakol yaşanan sorunları anlattı..

Kuzey Kıbrıs'ta zeytincilik bitiyor 

Kıbrıs, tarihinin her döneminde zeytini, zeytinyağı ve şaraplarıyla ünlüydü…Ancak Kenan Atakol, karamsar bir tablo çiziyor… Atakol’un verdiği bilgiye göre, Kuzey Kıbrıs’ta 300 bin zeytin ağacı kesildi… Zeytinlikler yok edildi... Cama, betona gömüldü ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti artık zeytinyağını Türkiye’den alıyor. Kenan Atakol,zeytin tarımının unutulması durumunda Kuzey Kıbrıs’ın pek çok değerini yitireceğini savunuyor... Atakol, zeytinciliğin geliştirilmesi için Türkiye’nin de yardımcı olması gerektiğini belirtiyor… Ada’ya önemli gelir sağlayan özel üniversiteler de elbette kuracakları bölüm ve enstitülerle sorunun çözümüne katkıda bulunabilir… Atakol’un altını çizdiği bir konu da çöp sorunu... Kuzey Kıbrıs’ta katı atık toplama merkezi yok... 72  çöp depolama alanı çözüm bekliyor.. Gelişigüzel oluşturulan çöp alanları ciddi bir kirlilik yaratıyor... Atakol anlatıyor anlatıyor... Portakal, mandalina üreticilerinin yaşadığı sıkıntılar, bahçelerin bakımsızlığı, kentlerdeki altyapı yetersizliği... Atakol, "Kuzey Kıbrıs’ın toprağına, havasına, suyuna sahip çıkmanın zamanı geldi de geçiyor" diyor. Ve Türkiye’nin gerçekleştiremediği iki projenin öneminden bahsediyo: “Eğer Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki su ve eneji boru hattını kurabilseydik bugün çok farklı yerlerde olurduk... Hem müzakere masasında hem de ekonominin çeşitli kulvarlarında”

erdilcengiz@gmail.com

Yazarın sitede yer alan tüm yazıları


Yorumlar

Bu Yazıya Yorum Eklenmemiştir. İlk yorum yazan siz olun